El Maestro'ya Çarşamba öncesinde birkaç not...
Göztepe, çarşamba akşamı evinde yeni hocası El Maestro ile üçüncü maçına çıkacak. Sırp hoca ilk maçında yaralı aslan gibi tehlikeli ve güçlü rakibi Başakşehir karşısında iyi bir sınav verdi. 1-0 geriye düşmesine karşın Göztepe sahadan 2-1 galip ayrılmayı bildi. Çünkü sahada kazanmak isteyen ve geriye düşmesine karşın kazanma inancını koruyan bir takım vardı. El Maestro, oyuncu değişikliklerinde doğru hamleler yaptı. Ancak ikinci maç ilk maçın adeta tersten kopyası gibiydi! Bu kez Göztepe, Altay karşısında 1-0 öndeyken maçı 2-1 yenik tamamladı. Çünkü sahada kazanmak için her şeyi yapan Göztepe değil, Altay’dı. Kontratak ayaklarının kilitlenmesine karşın El Maestro çare üretemedi. Maç 1-1 iken oyuncu değişikliklerinde hata yaptı. Rakip seyirci baskısının azami olduğu maçta ortadan atak geliştirmek için soğukkanlı Tijaniç sahada kalmalıydı. Oysa El Maestro 1-1’i korumayı önde tuttu. Bariz defansif hatalar gelince yüklenen bir Altay için kazanmak kolay oldu.
Karneye Daha Zaman Var
İki maçlık periyotla başlamamın nedeni, El Maestro’yu mercek altına almak değil. Hoca daha Süper Lig’i yeterince tanımıyor, oyuncularını da… O yüzden 7-8 maç oynanmadan genç teknik direktöre karne vermek doğru olmaz.
Bu yazıdan muradım, El Maestro’ya Hatayspor maçı öncesinde yararlanacağı birkaç not düşmek…
Defans Güvenliği Zayıf
1)Çarşamba akşamına kadar ağırlıklı olarak defans güvenliğine ilişkin nazari ve pratik olarak çalışma yapılmalı, bu çalışma sonraki haftalarda da sürdürülmeli. Altay maçında yenilen iki golde de açık ve net defans hatası vardı. İlk golde sağdan orta çok rahat geldi, gol vuruşunu yapan oyuncu da çok rahat dokundu; çünkü solunda üç Göztepeli oyuncu vardı ama sağında kimse yoktu! Üç Göztepeli oyuncudan birisi vuruşu yapan rakibin sağında olsa, yani defans o oyuncuyu araya alsa o gol yenmezdi. İkinci golde de Altaylı oyuncu topu rahatça yumuşatıp rahatça hem de arkası dönük vururken bütün defans seyretti. Alan paylaşımını ve adam markajını geçin, stoperler vuruş sırasında sıçramayı bile düşünseler o top dönerdi, içeri girmezdi.
Sadece Kontratak Yetmez
2)Göztepe’nin Halil ve Ndiaye ile ağırlıklı olmak üzere kontratak oyununu rakipler artık çözdü. Bu oyunculara önlem alınan durumlarda değişik varyasyonlarla hücum alternatifleri üzerinde çalışılmalı… Maç içerisinde oyun geçişleri, farklı sonuç alıcı denemelere başvurulmalı. A-B-C planları ile maça hazırlanılmalı.
3)Şut, golde başlıca etkendir. El Maestro, takıma şut çalışması yaptırmalı… Göztepe, bir maçta kendi evinde özellikle kaleyi bulan eksi-artı 15 şut çekebilmeli.
4)El Maestro, ikinci toplar için ve top kaybı yaşanmaması için özel çalışma yaptırmalı…
5)Başakşehir maçında olduğu gibi stoperler çakılmamalı, özellikle duran toplarda hücuma destek olmalı…
6)Ele avuca gelmez Hatayspor forveti Mame Diouf’a özel önlem alınmalı, adeta kelepçe vurulmalıdır.
İdeal 11 ve Kıyısındakiler
Sakatlık ve ceza durumu dışında Göztepe’nin ideal 11’i ortaya çıkmıştır: İrfan Can-Kerim, Dino, Atınç, Berkan-Obinna, Soner, Tijaniç-Halil, Laurency-Ndiaye.
Venezüela kökenli Angel’i henüz görmedik. Jahoviç, Baku, Beykan, Kahraman, Murat ise yerine ve duruma göre 11’de değerlendirilebilecek ya da maçın gidişatına göre oyuna dahil edilebilecek önde gelen isimler.
Rakibin Saygı Duyup Çekindiği Göztepe
El Maestro’dan bu sezon beklenen düşme tehlikesinden uzak bir sezon geçirecek, rakibin saygı duyup çekindiği bir takım profili oluşturarak Göztepe’yi 5-6.lık yarışı içinde tutmasıdır. Bu yarışın içinde kalacak ama olmadı, 7-8.olacak bir Göztepe’yi de başarılı sayacağım.
Taraftara da Bir Not
Göztepe taraftarı ligin bir maraton olduğunun ve yeni hocaya kredi verilmesi gerektiğinin bilincinde olarak takımını son düdüğe kadar desteklemeli… İnşallah bundan sonra ilk dört maçtaki gibi olmaz ama takım ilk golü yese de takımın arkasında durmalı ve “12. Adam” olarak statta varlığını pozitif yönde hissettirmeli… Futbol 90 dakika, bunu unutmamalı.
