folkart, orion,

El Maestro'nun siftah anatomisi!

Göztepe’nin beşinci sezondaki ilk yabancı hocası Nestor El Maestro, Başakşehir karşısında 4. haftada ilk sınavını başarıyla verdi. Şimdi 5. hafta maçında, İzmir derbisinde Altay karşısında ikinci sınavını verecek.

Onunla henüz imza atmadan önce tanışmıştık, Başkan Sepil tanıştırmıştı bizi. Gördüm ki, hırslı...Bu önemliydi. Çünkü rakibi ısıran, rakibin çekindiği bir Göztepe arzuluyor camia. Nitekim üç günlük bir periyotta bile hırsını, kazanma arzusunu futbolcularına belli bir ölçüde de olsa geçirmiş hoca. Başakşehir maçında bunu gördük.

Saha Kenarındaki Hoca

O maça dönersek… El Mastro, maça siyah takım elbiseyle çıktı. Önce kulübede başladı, bir süre sonra kulübeden çıkıp saha kenarında yerini aldı. Futbolcularıyla seslenmeden fakat beden diliyle ve el işaretleriyle temas kurdu. Gerektiğinde zaman zaman yardımcıları seslendi. Sakince maçı yaşadı. Futbolcuları istediği hareketleri yapamadığında üzüldü, yalnız bunu dışa vurmadı davranışları ve jestleriyle. Hemen arkasında maçı izlediğim için mimiklerinden anlaşılıyordu üzüntülü anları. Golü yediklerinde çok sıkıldı, gerildi, rengi attı. Ancak kısa sürede toparlandı ve maça odaklandı yeniden. Laurency’nin ceza alanı dışından soldan nefis şutu üst direkte patladığında çok üzüldü. Duygu fırtınası yaşadı.

İlk Yarı Sonunda Tünele Yenik Girmek Zor

El Maestro, takımı 1-0 gerideyken ilk yarı bitip tünele giderken endişeliydi. Kolay değil, maçın yarısı geride kalmış ve geridesin. Ancak içeride futbolcularıyla konuşup durumu lehine çevirecek oyun anlayışını ortaya koydu. İkinci yarıya etkisiz kalan Jahoviç’i çıkarıp Tijaniç’le başladı. Ndiaye santrfor, Tijaniç hemen onun arkasında, Halil ve Laurency de kanatlardaydı şimdi. Sağdan soldan etkili bindirmelere karşı rakip sürekli yere yatarak oyunu yavaşlatmayla direnmek istedi ama ilk iki denemesinden sonuç alamayan Ndiaye üçüncüde nefis bir kafayla golü yaptı. El Maestro, golde aşırı sevinmedi, hafifçe sıçradı ve ekibiyle kısa yaşadı sevinci. 1-1’den sonra oyuna daha çok müdahil oldu kenardan. Galibiyeti istiyordu ve takım da bunu sağladı; 83’te bu kez Ndiaye asistçi olarak çıktı sahneye, kendisini gösteren Tijaniç’e yuvarladı topu, o da çok net bir plaseyle topu ağlara gönderdi. El Maestro bir kez daha sevindi. Ancak eski videolardaki gibi değil, ölçülü bir sevinç yaşadı. Daha yolun en başında olduğunun farkında ne de olsa.

Yerinde ve Zamanında Değişiklik

Oyuncu değişiklileri zamanında ve doğruydu. Laourency ve Tijaniç’ten daha çok yararlanacağını gördü. Başakşehir maçı El Maestro için bir laboratuvar oldu bir bakma.

Maçın son düdüğü çaldığında ise hoca ekibiyle çok kısa süren bir yumak oluşturup hızlı adımlarla önüne bakarak tünele yöneldi. Göztepe’ye 4. maçında ilk galibiyeti getirmişti. Gururluydu o nedenle. Basının karşısında da az ve öz konuştu, ilk galibiyeti ve geri dönüşü vurgulayarak çok mutlu olduğunu belirtti. 

El Maestro’nun Göztepe’si Altay karşısında ne mi yapar? Yazı konumuz bu değil ama şu kadarını söyleyeyim: 1)Cumanın gelişi pazardan bellidir. 2)Yaralı aslanla mücadele zordur, Altay iki maçtır kayıplarda. 3)Karşısında çok deneyimli, kurt bir hoca var.

XXX

Bu arada kim kazanırsa kazansın İzmir kazansın, lezzetli bir maç olsun, sonuçta Sepil’in dediği gibi 38 maçtan biri oynanacak her ne kadar da İzmir Derbisi olsa da… Çarşamba günü ve akşamında İZVAK ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ortamında beraber olan Sepil ve Ekmekçioğlu o kadar güzel dostluk mesajları verdi ki, bunu hocalar, oyuncular ve tribünden de bekliyoruz. Tabii sosyal medyadan da..