folkart, orion,

Seyyarlar ve AK Parti’nin İkili Oyunu

Seyyar esnaflık memleketin bütün metropollerinde olduğu gibi İzmir’de de çok yaygın bir iş kolu. Dibine kadar işsizlik olan, işsizlik sigortası da olmayan bir ülkede seyyar esnaflık adeta bir çeşit “işsizlik sigortası” işlevi de görüyor. Düşünün; kamunun ve özel sektörün iş veremediği, sermayesi de olmayan insanlar seyyar esnaflık yapamasa ne olacak? Çoluk çocuğunu nasıl geçindirecek? Maişeti nasıl döndürecek? Seyyar esnaf meselesine bakarken işsizlik ve işsizlik sigortası olmaması penceresinden de bakmak gerek.

İzmir, sokak esnafının, seyyarın çok olduğu bir kent. Bu nedenle yok sayılması olanaksız bu kesimin. Bitpazarları nasıl yok sayılabilir? Mısırcısız, kestanecisiz, gevrekçisiz, çiçekçisiz, midyecisiz bir İzmir düşünülebilir mi? Ancak bir düzenleme de şart. Gelişigüzel bir seyyar esnaflık da kenti bozar.

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinden seyyar esnaflarla ilgili bir düzenleme yapıldı çok önceleri ama geri dönüldü. Şimdi yeni bir düzenleme söz konusu. Seyyar esnafların sıkı takibi ve Tunç Başkan’ın koyduğu iradeyle artık seyyar esnaf bir nefes alacak. Zabıta ile kaçma kovalama olmaksızın belirlenen noktalarda huzur içinde işini yapacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Projeler Daire Başkanlığı’nca hazırlanan ve Zabıta Daire Başkanlığı ile birlikte yürütülmesi öngörülen “Geçici Süreli İzinlendirilen Seyyar Satış Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül 2021 ilk oturumunda kabul edilirken oradaydım. Birleşime yönetmeliği kararlılıkla savunan Tunç Başkan başkanlık yaptı.

Tanı Bunları, Tanı da Büyü

Öncelikle, yönetmelik seyyar esnafımıza hayırlı olsun. Yönetmeliği İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Başkanı Evren Laçin ilk olarak bendenizden duydu. Ona “hayırlı olsun” dedikten sonra şunları da söyledim: “Sana şirinlik yapan, yanında gözüken Ak Partilileri görecektin mecliste! CHP Grubunun yönetmelik önerisine canhıraş bir şekilde nasıl da karşı çıktılar, görmeliydin!”

Evet, AK Parti seyyar esnaflara ikili oynadı! Yanında gözüküp güya puan toplamak istedi ama gerçek yüzünü de Büyükşehir Meclisi’nde gösterdi! Perçem düştü, kel gözüktü! Şimdi seyyar esnafın yüzüne nasıl bakacaklar, Evren Laçin’in yanına nasıl gidecekler, doğrusu çok merak ediyorum.

Zabıta-Seyyar Esnaf Kardeştir

Yerleşik esnafı rahatsız etmeyecek şekilde, kayıt altına alınıp vergilendirilerek, gösterilen uygun yerlerde ve gerektiğinde festival, miting, konser, maç vb. ortamlarda da geçici izin verilerek seyyar esnafa nefes aldırılmalı. Denetim de sadece zabıtaya bırakılmamalı; seyyar esnaf meclisi ve dernekleri de kendi alanında denetim için zabıtayla işbirliği yapmalı. Zabıta ile seyyar esnaf düşman kardeş değil, arkadaş olmalı. Hijyen, her sektöre tek tip araç ve kıyafet vb. unsurlar değerlendirilmeli. Bu arada, seyyar esnaflara yer belirlenirken seyyar esnaf temsilcisi de komisyonda olursa iyi olur.

Yalnız…

Yalnız, sokak esnaflığında büyük bir sorun da var. Aynı fırın sahibinin 5 gevrek noktası, aynı seyyar meyvecinin birkaç kamyoneti, aynı mısırcının, kestanecinin birkaç yevmiyeci koyduğu arabası neden olsun? Seyyar esnaf dernekleri, esnaf meclisi “ağalığa” da bir son vermeli! Bir ağa ve üç beş yevmiyeci! Bu vicdansızlık değil de nedir? Büyükşehir Belediyesi de seyyar esnafa yer gösterirken gösterdiği yeri hangi ihtiyaç sahibi işsizin kullanacağını araştırmalıdır. Var olan tezgahlar da bu açıdan gözden geçirilmelidir. Arı kovanına gerekirse çomak sokulmalıdır ki, gerekiyor gördüğüm kadarıyla.  Bu konuda siz ne dersiniz seyyar esnafın kimsesi Laçin?

Sokak Lezzetleri Festivali

Dahası var; örneğin New York’taki gibi İzmir’de her yıl iki gün sürecek ve Kordon’da-Bostanlı’da-Güzelyalı’da eşzamanlı gerçekleşecek bir “Sokak Lezzetleri Festivali” neden yapılmasın? Söğüş, kumru, midye, boyoz, gevrek, şambali vb. neden sahneye çıkmasın? Her sene fuarda seyyarlara bir sokak lezzetleri sokağı neden düzenlenmesin?

Muammer Hacıoğlu Gibi Düşünen Başkan

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tunç Başkan’ın iradesiyle seyyar esnafla ritmini yakalayacaktır. Çünkü o başkan, ölümsüz dost şair Muammer Hacıoğlu gibi düşünüyor:

“İnan bize dayı senin yüzün gülsün diye içimizde yangınlar taşıyoruz/Çünkü biz halk için doğduk, halk için yaşıyoruz.”