folkart, orion,

Adana Demirspor kazandı, İzmir kaybetti

Bu akşam İzmir’de Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı’nda hem iki takım açısından da zorluk derecesi fazla hem de bilhassa Altınordu açısından psikoloji eşiği yüksek bir maç vardı. İki takım da sahaya “ilk iki” aşkına çıktı. Ev sahibi İzmir takımı için maçı zor olduğu kadar psikolojik eşiği yüksek kılan başlıca etken “İlk ikiye tamam mı devam mı?” olduğu kadar, alacağı sonucun hemşehrisi Altay’ı da etkileyecek olmasıydı.

Teselli İkramiyesi

Maç öncesinde konuk mavi lacivertlilerin 55, ev sahibi kırmızı lacivertlilerin 52 puanı vardı. Altınordu kazansa iki takım aynı puana gelecek ve 53 puanlı Altay’la birlikte ilk iki için adrenalini artacaktı. Fakat 3 puan Adana’ya gitti ve güneyin takımı bir maç fazlasıyla Samsunspor’un önünde 58 puanla ikinci sıraya yerleşti. Altay yarın (Perşembe) Ankaraspor deplasmanında kazanırsa 56 puana yükselip ilk iki ümidini sonraki haftalara taşıyacak. Giresunspor ise bugün kazanarak ligin bitimine 4 hafta kala ilk sıradaki yerini pekiştirdi ve bir ayağını Süper Lig’e attı diyebiliriz. Altınordu’nun ise artık hedefi daha önceki yıllarda averajla ya da 1 puan farkla kaçırdığı play-off’u bu defa yakalamak olmalı. Keçiörengücü’nün bugün lidere kaybetmesi play-off yarışında neyse ki Altınordu’ya yaradı. Bunun için “teselli ikramiyesi” diyebiliriz.

Altınordu İlk Yarıda Rakibi Gözünde Büyüttü

Bu akşamki maça dönersek… ilk 10 dakika Real Madrid gibi tiki-tak oynayan, nefis ayağa paslarla topu hızlı çeviren bir Altınordu vardı sahada. Ancak giderek konuk ekip oyunda denge kurdu ve rakip kalede gözükmeye başladı. Nitekim 14’te soldan geliştirdiği atakta Ezeh’nin nefis sert ortasına kafasını sokan ve topu kaleci Erhan’ın solundaki ölü noktaya gönderen Dibba ile Adana Demirspor skoru 1-0’a getirdi. Bu gol aynı zamanda 3 puanı Adana’ya götüren tek gol olarak kayıtlara geçti.

İki takım da orta alanı kalabalık tutarak sahaya yayıldı fakat aradaki bir fark, ilk yarıda tecrübesi ağır basan konuk ekibin hücumda çoğalabilmesi ve tehlikeli olması, ev sahibi ekibin ise hücumda çoğalamaması ve topun kendi yarı sahasına karşı atak dönmesiydi. Bu yarıda Altınordu orta alanı sürekli alarm verdi. Seri A’da ve Süper Lig’de önemli takımlarda forma giyen 37’lik Kaptan Gökhan İnler mavi-lacivertlileri sahanın ancak altıda birini çiğneyerek de olsa bir maestro gibi yönetti. Koskoca ilk yarıda Altınordu’nun karşı kalede yarattığı tek tehlike soldan gelen ortaya Enis’in vurduğu kafanın üstten dışarı çıktığı pozisyondu. Adana Demirspor ise golün dışında karşı kalede üç kez daha tehlikeli oldu. 38’de golü atan Dibba’nın soldan sert plasesini Erhan zorlukla kornere çeldi. 45’te gelişen konuk ekip atağında da Erhan birbirini izleyen karşı karşıya pozisyonlarda kalesinde devleşerek topu çıkarmayı başardı.

Muzaffer 2. Yarıda Takımına Hareket ve Özgüven Getirdi

Altınordu ikinci yarıya sarı kartı da olan ve Ezeh karşısında zayıf kalan Rahmi’yi çıkarıp Muzaffer’le başladı. Bu oyuncu ikinci yarıda oyuna hareket getirdi, Altınordu üst üste ataklarla rakip kaleye gitmeye başladı. 67’de Ahmet’in sağdan sert ortasına Enis dokunamayınca net bir gol pozisyonu harcanmış oldu. İki dakika sonra sağdan gelen kornere sonradan oyuna giren Yusuf’un güzel kafa vuruşunu günün yıldızı kaleci Muhammed güç de olsa kornere çeldi. 70 ve 77’de gole yaklaşan konuk ekipti ancak ilk pozisyonda Erhan gollük vuruşu çıkarırken ikinci pozisyondaki kafa vuruşu az farkla yandan dışarı çıktı.

Hüseyin Hoca ikinci yarının akışı içinde bütün kozlarını kullandı, taze dört kanla hücum etkinliğini arttırıp gol aradı ama bilhassa Enis’e yapılan sıkı markaj yanında Metehan ve Ahmet’in gününde olmaması, orta alanın falso vermesi beklenen skora ulaşmaya engel oldu.

Maç 90 Dakika

Son 10 dakikada sol bek Ufuk’un da dışarı alınıp 3-5-2’ye dönülmesi de sonuca etki etmedi.

İlk yarıda ilk 10 dakika sonrasında rakibi gözünüzde büyütür ve maçın psikolojik baskısını üzerinizden atamasanız yapacak bir şey yok. Maç doksan dakika ve 45 dakika bazen yetmeyebiliyor skor için.

Ancak her şeye karşın Altınordu’yu altyapı ağırlıklı kadrosuyla ligin bitimine 5 hafta kala ilk iki yarışında statta izlemek onur vericiydi. Hüseyin Hoca ve öğrencilerine ağzımın dolusunca “helal olsun” demekten kendimi alamıyorum. İnşallah da play-off’a kalırlar.

Samet Hoca’nın Taktiği ve Hakemin Falsosu

Tabii Samet Aybaba’nın öğrencilerinin ikinci yarıda sıklıkla “yere yatma” taktiğine başvurması takdire şayandı! Hiç yakışmadı doğrusu! Genelde maçı hakkıyla yöneten ve pozisyonları yakından izleyen hakem Sarper Barış Saka’nın tek falso verdiği durum ise bu yere yatmalarla geçirilen vakitti. Çıkan futbolcuların kenardan çıkmasını istememesi, sık sık yere yatan futbolcuların ikaz edilmemesi, hatta kornere bile kimsenin gitmemesine aldırmaması, 5 dakikalık uzatmanın yarısının bir frikikle geçirilmesine ne anlam versem bilemedim!

Kimbilir belki de bu akşam karşı karşıya gelen iki takım play-off’ta birbirine yine rakip olur. Olursa, o maçta Altınordu karşısında Samet Hoca’nın oyunu durdurma, yavaşlatma taktiğinin pek sökeceğini sanmıyorum. Çünkü Altınordu’lu gençlerin bu akşamki rakiplerini o maçın ilk yarısında bir daha gözlerinde büyüteceğini hiç sanmıyorum!