Ermenistan ile yeni bir sayfa açılırken!

Malum; Rusya’nın da yol vermesi yanında Türkiye’nin de desteğiyle Azerbaycan, Ermenistan’ın işgal ettiği toprakları Karabağ da içinde olmak üzere geri aldı. Ardından da Ermenistan’da yeniden Paşinyan’ın işbaşına gelmesi, bu bağlamda barış sürecinin istikrarı açısından olumlu bir gelişmeydi.

Şimdi de Ankara-Erivan arasında Azerbaycan-Ermenistan arasındaki anlaşmaların hayata geçmesi için elzem olan barışçı istikrar sürecine olumlu katkıda bulunacak bir adım atılıyor. Türkiye ve Ermenistan arasında doğrudan temaslar başlıyor. Washington eski büyükelçisi İlyas Kılıç, bu süreçte özel temsilci olarak görevlendirildi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, basına yaptığı açıklamada her iki taraftan yapılan olumlu açıklamalarla birlikte güven arttırıcı önlemlere olan ihtiyaca vurgu yaptı. Bakan, aynı zamanda atılan adımlarda Azerbaycan ile istişarede olduklarının da altını çizdi.

Kılıç Doyurucu Bir İsim

Babası CHP’den milletvekilliği, yeğeni ise AK Parti’den bakanlık yapan Serdar Kılıç, NATO Genel Müdür Yardımcılığı sonrasında 2008-2010 arasında Beyrut Büyükelçiliği; 2010-2012 arasında Milli Güvenlik Kurulu genel Sekreterliği yaptıktan sonra 2012-2014 arasında Tokyo, 2014-2021 arasında Washington Büyükelçiliklerinde bulunmuş ve 2021 Şubatı’nda merkeze çekilmişti.

Kılıç, özel temsilci olarak bu süreçte deneyimiyle ve uzun süre ABD’de görev yapan bir kimlik olarak yararlı olabilir. Ancak ilk dikkat etmesi gereken nokta, ABD’deki sözde Ermeni soykırımı iddiaları ile süreç arasındaki korelasyonları görmek olmalıdır. Biden, geçen 24 Nisan’da ‘soykırım’ı tanımakla yeni bir sayfa açmıştır! Öte yandan Ankara’nın Erivan’la özel temsilciler vasıtasıyla diyalog kurmasında Biden’ın aldığı kararı yumuşatması beklentisinin olmadığını da kimse söyleyemez. Aynı zamanda da ABD’de 2022 Kasımı’nda Kongre ara seçimi var. Bakalım burada nasıl bir tablo ortaya çıkacak? O yüzden temkinli bir ilerleme esasına göre hareket edilmeli, acele adımlar atılmamalıdır.

Ankara-Erivan Arasında Tarih ve Bugün

Ankara-Erivan arasında adımlar atılırken mesele iki boyutludur; tarihten gelen boyut ve son olarak Azerbaycan’ın kısmen işgali ve arkasından işgal edilen topraklarının kurtuluşu ve Ankara’nın bu noktada oynadığı rolden kaynaklanan güncel boyut.  Haliyle, Ankara’nın bir çeşit “açılım” olarak tanımlanabilecek Ermenistan adımını birçok açmazı da içermektedir. Ancak bu demek değildir ki, söz konusu adım yanlış; iyi olmuştur, fakat temkinli olmak gerekir. Acele edilmeden, gerçekçi bir ilerleme hedeflenmelidir. Aşamalı şekilde atılan adımlarla sürecin derinleştirilmesi öngörülmelidir. Ani sıçramalar yanlış olur. Bu çerçevede diplomatik misyon oluşturulması vb. konularda da temkinli olunmalıdır. Bu temkinlilik aynı zamanda geriye savrulmaları, hayal kırıklıklarını da önleyecektir. Azerbaycan-Ermenistan arasında bir anlaşma yapılsa da henüz Karabağ sorunu tam anlamıyla çözülmüş değildir. Koridorlara ilişkin görüş ayrılıkları olduğu gibi Ermenistan tarafından hazımsızlıkla ateşkes ihlalleri de söz konusudur.

Bir itirazım, yanlış anlamadıysam ilk görüşmenin Rusya’da olmasına… Neden Rusya? Putin’in ülkesi Ermenistan için “ağabey” anladım da Türkiye için nedir? Kanımca iki devletin özel temsilcilerinin buluşma noktası sözde “Ermeni soykırımı karar tasarısını meclisinden geçirmeyen” bir Avrupa ülkesi, Balkan ülkesi olabilirdi. Türk Dışişleri bu noktayı gözden geçirmelidir.

Yalnızlıktan Çıkmak da Nasıl?..

Dikkatimi çeken bir nokta da Ermenistan açılımı yanında BAE, Mısır, hatta giderek dolayımlı şekilde Suriye ile müzakere ve diyalog için onarıcı adımlar atmaya çalışan Ankara’nın Avrupa ile arasında neredeyse buz tutan ilişkileri açısından kıpırdanma eğilimi olmamasıdır.

Özet olarak, Ankara’nın Ermenistan’a yaklaşımını bu çerçevede değerlendirmek, ancak yalnızlıktan çıkmak için atılan adımlardan saymakla beraber asla yetmeyeceğini görmek gerekir. Ankara’nın çok yönlü ilişkilere yönelimi tamam… Ne var ki bu ilişkiler Avrupa ile ilişkiler sıhhatli ve doyurucu olursa ekstra bir avantaj ve yarar sağlayacaktır.