Tamer Tuna'nın Bursaspor tercihi üzerine
Türk futbolunun yetiştirdiği son dönemin önemli teknik direktörlerinden Tamer Tuna, seçici davranıp ince eleyip sık dokuyarak aldığı önerilere karşın bir süredir görev almamıştı. BJK’da Şenol Güneş’in yardımcısı iken 2 sezon üst üste gelen şampiyonlukta katkısı vardı. Bu başarı ona Göztepe kapısını açtı. Göztepe’nin 14 yıl aradan sonra çıktığı Süper Lig’deki ilk sezonunda beklenmeyen şekilde altıncı olmasında genç teknik direktörün katkısı azami oldu. Sonradan Göztepe’nin sıkıntılı ve “kesin düştü” denilen ertesi sezonunda iki hocadan sonra gelip dokuz hafta kala takımın başına, ligde tutmayı başardı. Keşke devam edebilseydi Göztepe ile ama olmadı. Süper Lig’deki diğer kısa süren deneyimi ayrılıkla sonuçlandı. Prensipleri olan bir teknik direktör için Türkiye’de çalışmak zor, hatta çok zor. Bu sezonun daha ilk yarısı dolmadan Göztepe de içinde olmak üzere teknik direktör değiştirmeyen neredeyse takım kalmadı! İlk elde hatırladığım Trabzonspor, Konyaspor, GS, Hatayspor, Sivasspor, Giresunspor, Altay. 20 takımdan 13’ü hoca değiştirmiş durumda şimdiden! Neyse, konumuz bu değil, Tamer Tuna.

Futbol hayatında çok şöhretli olmayıp, apoletler takmayıp yine de kendini geliştirip vitrine çıkmak kolay değil. Ancak yeni nesil teknik direktörler içinde bu tip aktörler gittikçe çoğalıyor. Tuna bu yeni nesil aktörlerden birisi. Daha önce de yazdım; Türk futbolunda geleneksel isimler çok yakında ekarte olacak ve bugün, yarın ve öbür gün bu yeni nesil isimlerin olacak. Arada şöhretli, apoletli isimler olmayacak mı? Tabii ki olacak ama dediklerim daha çok olacak. Nitekim sezon başından beri görev yapan, yerini koruyan başarılı isimler yeni nesil şöhretli futbolcu olmayan isimler; Trabzonspor, Giresunspor, Hatayspor ve Konyaspor teknik direktörleri… Üçünün takımı şu anda ilk altıda ve üstelik ikisininki lider ve ikinci sırada.
Tamer Tuna, bir dizi görüşme sonucu ikna oldu ve gelen öneriyi değerlendirip önceki gün iki buçuk sezon için ekibiyle birlikte Bursaspor’a imza attı. Tamer Hoca için cesur bir adım Bursaspor. Süper Lig’de macera niyetine bir adım atmaksa hedefleri olan bir TFF 1 takımını ben de olsam tercih ederdim. Bursa bir futbol kenti. Dolu tribünlere oynayabilen kaç takım var Süper Lig’de veya TFF 1’de? Bursaspor da başlarda yer alıyor o bakımdan. Bugünün Süper Ligi’nde en çok Göztepe taraftarı dolduruyor tribünü. Hadi bir de iddialı olduğu Trabzonspor, ve Üç Büyükler… Diğer takımların maçını birkaç bin kişi izliyor. Üç İstanbul takımınınkini ise birkaç yüz kişi! Tamer Tuna ile birlikte tribün daha da kıpırdar. Ayrıca, Bursaspor, Trabzonspor dışında şampiyonluk yaşayan tek Anadolu takımı. Böyle bir hikayesi de var.
Gerisini Tamer Tuna anlatsın… bakalım neden Bursaspor’u tercih etti, gelişme nasıl oldu, hedefleri ne?... İşte kolay olmayan, ince elenip sık dokunan bu buluşmanın Tamer Hoca’nın ağzından, birinci elden öyküsü…
Bursaspor Farklıdır
"Bursaspor nereden başlasak, ne söylesek farklıdır. Bundan önceki süreçte Bursaspor camiasını hem motive edecek hem de geleceğe dönük planlarımızda nerede olması gerektiği ile ilgili çok olumlu düşüncelere sahip olabilecek konuları konuşmuştuk. Neden olmadığı ile ilgili, ilk görüşmeden sonraki yaşanan süreçleri konuşmayacağım. Ama asla hiçbir zaman maddesel sebepler olmadı. Kendi kariyerim ile Bursaspor’un gelecek planlarıyla alakalıydı tüm düşünce. Bugün geldiğimiz noktada kendi düşüncelerimi paylaştım. Görüşme sürecinde yaşadıklarımızla ilgili, zihinsel kaygılarımla ilgili fikir alışverişinde bulundum. Birçok olumsuzluk herkesin malumuydu. Ama şu an bu faktörlerden çok uzak, artık tecrübelenmiş ve bu tecrübelerden yararlanmış başkana ve yönetime sahip olduğumuzun farkına vardım. Geldiğimiz süreçte çok değişimler oldu, bu süreçteki değişimlerden dolayı herkesin hedeflerle ilgili olumsuz düşüncelere sahip bir psikoloji yapısının olduğunun farkındayız. Burada oluş nedenimiz budur. Benim bu anlaşmayı yapma nedenim budur. Kendi kariyerim adına da çok düşündüm. Süper Lig’de yıllarca çalışmış bir teknik direktörüm. 3. Lig’den başlasam da kariyerime, çok fazla tecrübe kattığı 3 yıl yaşadım, sonra alt liglerde çalıştım. Buradaki pozisyonu ve duyguyu da çok iyi bilen bir teknik adamım.”
İnandığımı Tekrar Yaşamaya Geldim
“Önemli olan her zaman Bursaspor. Biz inandığımızı tekrar yaşamaya geldik. Ben tercihimi öyle yaptım. Kendi adıma Bursaspor’u da, buradaki anlayışın ve hedeflerde de birleşmiş noktadayız. Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Hem kulüp hedefleri hem kendi inançlarım adına iyi yönde yaşayacağımız güçlü bir dönem olmasını istiyorum. Bunun için çalışacağız. Hiçbir zaman bu mücadeleyi bırakmayacağız, mücadelemiz asla bitmeyecek. Herkese ihtiyacımız var. Hepimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Gerçekleşebilir Hayallerimiz Var
Hayallerin bitmediği bir noktadayız. Hayallerimiz bittiğinde biz de bitiyoruz. Sonuçlar hayatımızın kaynağı. Sonucu getiren en önemli şey de çalışma, anlayış, süreç ile alakalı neler yaptığımız ile ilgili. Bursaspor ile ilgili oyun anlayışı, takımın temel prensipleri analiz ettiğimizde bir hayli olumsuz olduğunun farkındayız. Bundan sonraki süreçte yapacağımız tüm planlamanın, sistemin, gelecek ile ilgili tüm hedeflerin ortak noktada takımla birlikte sonuçların da kısa vadede alınacağı bir hale getirmek istiyoruz. İkinci hedef takımın Süper Lig’de olması. Bursaspor’un camia olarak ne kadar güçlü büyük olduğunu biliyoruz ama bu büyüklüğünün en önemli kaynağının Bursaspor tarihi olduğunu biliyoruz. Kısa vadede ilk hedefimiz play-off. Fakat sonraki süreçte de Süper Lig’den, asla hedeften şaşmayacak kopmayacak takım inancını sağlamak istiyoruz. Bunu sağlayacak gücümüz var. Bizlere güvenebilirsiniz. Ben çok inançlıyım. Sadece inanmak yetmiyor. Çalışacağız. Bu enerjinin, gücün ve birikimin sahibiyiz. Bu yıl herkesin desteğine ihtiyacımız var. Bursa’nın, Bursa’yı dışarıdan destekleyen tüm camianın desteğine ihtiyacımız var. Tek olarak hedefim yok, bütünlük hedefim var. Bunu hep beraber gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum. İlk hedef tabii ki bu haftadan başlayarak hem oyun anlamında hem sonuçta taraftarımızı mutlu etmek istiyoruz.”
Altyapıyı İhmal Etmeyeceğiz
“Tüm basamakları güçlü bir şekilde geçmek istiyoruz. Şu anda odaklandığımız tek nokta A takımın mevcut durumu ile ilgili olduğunun farkındayız. Bursaspor’un tarihinde geçmişinde altyapısının Türkiye’nin en güçlü yerinde olduğunu ve liglerde farkına varmadığımız 100’ün üzerinde altyapıdan oyuncuların olduğunu profesyonel liglerde biliyoruz. Buna Bursaspor’da da yer vermek gerekiyor. Altyapıdan çıkan oyuncularımız, genç milli takımlarda oynayan çok yetenekli oyuncularımız var. Bunları üreten bir Bursaspor’a, o oyuncuları takıma kazandıran hem de maddi anlamda getirilerinin olmadığı bir Bursaspor olduğunda da içinde bulunduğumuz durum ile karşı karşıya kalıyoruz. Bizim hedefimiz sadece a takım ile ilgili değil, gerçekçi olalım. Şu an tüm konsantrasyonumuzu A takımın şu anki durumuna vereceğiz ama Ali Aköz ve ekibiyle de konuştuk. Onlardan hiç kopmayan bir teknik ekibimiz olacak. Bu koordinasyonu da çok iyi sağlayabilen bir yapıdayız. Altyapıya önemi ve desteği, bazen A takımdan kendi ekonomik planlamasından bile alarak vermek isteyen bir yapımız var. Ama ilk hedef tabii ki takımın Süper Lig’de olmasını sağlayacak seviyeye çıkaracak planın içerisinde olmak.”
Kaosu Aşabilecek Deneyime Sahibiz
“Transfer planlamamızda var, prensip anlayışlarla alakalıydı maddi anlamda o günden bugüne çok bir şey değişmedi. Bursaspor’un içinde bulunduğu durumu kullanan sayısal değişim yaşamadık bunu bilelim. Öyle bir kafa karışıklığı olmasın. İlk anlaşamadığımız dönemde de parada anlaşılmadı diye yazıldı, hiçbir zaman rakamlarla ilgili görüşme geçmedi son aşamaya kadar. Ne olabilir ile ilgili yaptığımız görüşmelerde bulunan pozisyona göre kendi değerimizi ortaya koymuştuk. Süper Lig’de aldığım tekliflerden dolayı da orada görüşmeler yaptım. Hatta 1. Lig’de çok takımdan proje teklifleri aldım. Ligi bilen bir insanım tüm maçları izliyorum. O dönem yüz yüzde İstanbul’da görüşmemiz oldu. İkinci görüşmeyi Bursa’da yaptık. O görüşmeden sonra şekillenmeye başladı. Hiçbir kararımı da net olmadan hareket etmedim. Geçmiş yıllardaki tercihlerimde tabii ki tercihlerin devamı olmayabiliyor. Sezon başından takımı aldığımda takımın ligde olacağını garanti eden bir anlaşma ile gelmek istedim. Süreç bununla ilgiliydi hedefler ve kendi inancımla ilgiliydi. İnandığım en son aşamada da Hayrettin Başkanım ve Emin Adanur ile görüştüğümüzde açıkçası gelecekle ilgili konuştuk. Teknik adam değişikliklerinde; artık oyuncu inancının, sizin inancınızın, taraftar inancının kaybolduğu dönemde kendim inanmam lazım herkesi inandırmak için. Bursaspor’a inanan bir insanım, teknik direktörlüğün ötesinde buraya liderlik edebilecek ekibe sahip olduğumu biliyorum. Umarım gerçekleştirebilirim. Yaptığımız çalışmalarımızla da bunu destekleyici somut işler göstermek istiyoruz. Süper Lig’de de devam edebilecek teklifler almıştım fakat "Neden Bursaspor olmasın?" Tekrar kendim ve Bursaspor için doğru buluşma zamanının bu zaman olacağını düşündüm. Üzücü olsa da, düşen takıma sonradan katılan ve o kaosu yaşayan futbolcuydum. Düşme adayı Süper Lig’de çok mücadele verdim hepsinden alnımızın akıyla çıktık. Bursaspor’u hedeflerine götürecek inanca sahip olduğum için bu anlaşmayı imzaladık.”

Ortak Aklı Bulacağız
“Fedakarlık yapan ve bugüne kadar maddi ve manevi anlamda karşılığını alamamış bir yönetim ile görüşme yaptım. Çok fazla şey konuştuk. Tesisteki, çalışanlar dahil hepsiyle görüşmelerimiz oldu. Futbol aklı önemlidir futbol aklı sahada da önemlidir. Futbol aklını kazandıracak tüm kaynakların da bizde olduğunu biliyoruz tecrübesiz insanlar değiliz. Bu aklı götürebilecek önemli insanlara sahibiz. Fikir birliği ve bunu uygulamak esas. Transfer yaparken yapacağız. Mevcut kadronun durumu ile ilgili tespitleri takımın mali durumunu gözeterek yapacağız. Tüm yanlış adımları, geçmişi değerlendirerek yapacağız. Ortak aklı bu şekilde bulacağımızı düşünüyorum. Ben bu sürece yürekten inanıyorum. Emin olun kendi inandığımızın kaynağında; futbolculardan alacağımız verimle ilgili, yönetimimiz, tesislerimiz, altyapımız tüm personelimiz dahil nasıl yönetilmesi gerektiğini iyi bilen, hatalardan da tecrübe eden Bursaspor olacak. Futbol aklı Bursaspor’un adıyla birleşecek.”
En Önemli Adım İlk Adım; Hedefimiz Süper Lig
“Uzun vadeyi Süper Lig’de yer alacak takım olmak. Bu sezon ya da gelecek sezon. Kısa vadede hedef bu yıl puan farkını kapatacak bir Bursaspor olabilmek. 3 maç kaybedilebilir ama inandığımız noktada bazı doğruları ve onları oyuncularla birlikte gerçekleştirecek bir şekilde ortaya koyarsanız sonucu eninde sonunda alacaksınız. Ligin son haftasında da bu olabilir. Geride kalmış olduğumuz puan durumunda kazanarak çıkabileceğimiz için puan hesabı yapmadan, hiçbir şekilde kaybetmeyen bir Bursaspor takımı olmasını istiyoruz. En önemli nokta kriz dönemlerini yönetebilmekten geçiyor. Burada sadece dış basını, sosyal medyayı değil, çok fazla cehalete inanan bir yapıdayız. Sistemin planlamanın organizasyonun gerçekleşmesi gerekirken başka konulardan bahsediyoruz. Sosyal medyam yok. İlk işimiz oyuncuları soyutlayacak, zihinlerini temiz bir şekilde tutacak bir planlamayı konuştuk. 8 puanlık farkı kapatmak istiyoruz kısa vadede. Yukarı ile puan farkının da çok olmadığının farkındayız. Play-Off’u oynayarak Süper Lig’e çıkacak bir takım hedefimiz var. En önemli adım ilk adımdır.”
