folkart, orion,

Göztepe'nin ümidini diri tutan bir maç

İlk yarının son maçı için Göztepe Gürsel Aksel'e gitmeden önce eski Göztepeli ağabeylerin buluşma yeri Fehim'in yerine uğradım. Herkes sarı kırmızılı renklere bezenmiş maç saatini bekliyordu. Stada yürürken beni tanıyan taraftarlar "Ayhan ağabey galibiyeti yaz" derken ümitli olmak, güzel şeyler düşünmek istiyordu. Stada geldiğimde alınan polisiye önlemleri görünce içim karardı! Demek ki dedim içimden, Emniyet olası Göztepe’nin alabileceği kötü bir sonuca göre tertibat almıştı!

EL MAESTRO'DAN FARKLI 11
El Maestro, Halil ve Ndiaye'yi kulübede başlattı. Geçen hafta yenilen ikinci golün müsebbibi Atakan'ın yerine de Angel'e verdi formayı üçlü defansta uzun bir aradan sonra.
Yine Murat’ın yerine sağbekte Kerim'le başladı. Belli ki El Maestro farklı bir oyun kurgusuyla başlamak istemiş, Halil ve Ndiaye'yi hamle olarak düşünmüştü.

BALOTELLİ YAPTI YAPACAĞINI!
Göztepe ilk 15 dakikası orta sahada geçen maçta daha etkin olan taraftı taraftarının da desteğiyle ama 16. kez ilk golü dakika 16'da kalesinde gören taraf oldu! Defans dağıldı ilk konuk takım atağında, İrfan Can topu taca doğru değil ortaya vurdu kafayla ve dönüp yerini tam alamadı, önde kaldı; topu önünde bulan Balotelli affeder mi? Soner de ayak koymakta gecikince topu doksana taktı!
Aynı Balotelli üç dakika sonra sahneye bir kez daha çıktı; klasiği çaprazdan kavisli plasesini İrfan Can uzayıp parmaklarıyla çıkarmasa maç bitmişti!

Göztepe Balotelli şoklarından sonra toparlandı fakat şuursuz atakları ilk yarının sonucunu değiştirmedi.

İKİNCİ YARIDA AYNI KADROYLA BAMBAŞKA GÖZTEPE 
 A. Demirspor ikinci yarıya Balotelli'siz çıktı, Göztepe ise aynı kadroyla. Daha ilk dakikalarda görüldü ki El Maestro devre arasında oyuncularına iyice dokunmuş... Soner bambaşka bir Soner, Obinna bambaşka bir Obinna idi adeta. İlk yarıda varlık gösteremeyen Laurency de başka bir kimliğe bürünmüştü. Göztepe böylece Soner'in ve Obinna'nın top kaybını en aza indirip oyun kurduğu, 62'de oyuna katılan Halil ve Laurency'nin sağlı sollu ataklarla rakip kaleye aktığı net bir üstünlük kurdu maçta. Jahoviç'in aşırdığı ve üst direkten dışarı çıkan top golün habercisi gibiydi. Nitekim Obinna'nın akıllıca rakip ceza alanına sarktığı pozisyonda 78'de Muriç ile Resul'un anlaşmazlığında Göztepe forvetinin yapamadığını Resul yaptı ve geri pası filelerle buluştu! 
Skora denge geldikten sonra Göztepe galibiyet için çok bastırdı ama top bir türlü içeri girmedi. Yalçın ve Halil'in gollük şutları Muriç'te kaldıktan sonra 90+7'de de çok şükür İrfan Can, Belhanda'nın gollük şutunu çelmeyi başardı.

FİNAL PASLARI VE SON VURUŞ SIKINTISI 
 Göztepe ilk yarıda çoğalamanın ve ceza alanı dışından atak devam ettirme yerine dağlara taşlara vurulan topların handikapını yaşadı. Jahoviç ilk yarı boyunca saçını başını yolarken haklıydı. Son vuruş sıkıntısı da yine hissettirdi kendisini. 

Çok mücadele eden, rakibin oyununu bozan, top çalan, pres yapan ve önde oynayan, zaman zaman abluka kuran Göztepe gole gelince kısırlaşıyor.

Dağlara taşlara şut çeken Laurency ve Soner, Obinna gibi yapıp topla içeri girmeye çalışsalar ya da topu penaltı noktasına şandellemeyi deneseler, Jahoviç'i arasalar çok daha başka şeyler yazıyor olacaktım.

TRİBÜNDE SAĞDUYU ÖNEMLİ 
Dünkü maçın ilk yarıdaki kötüleri, ikinci yarıdaki iyileri İrfan Can ve Soner'in A. Demirspor'un golü sonrasında bir süre de olsa tribünlerde protesto edilmesine çok üzüldüm. Futbol 90 dakika... Daha 74+uzatması olan bir maçta kendi oyuncunu aşağıya çekmen doğru mu? Neyse ki tribünlerde sağduyu egemen oldu ve protesto kesildi, takım desteklendi. Göztepe tribünü budur, futbolcu tabii ki yerinde protesto da yer ama herşeyin bir zamanı var.

EYYAMCİ VE ÖN YARGILI HAKEM VE İŞLEVSİZ VAR 
Maçın hakemine bir paragraf açmazsam bu maç yazısı eksik kalır! Ey eyyamcı Karaoğlan! Göztepe'yi doğramak için elinden geleni ardına bırakmadın! VAR da aynı şekilde! Birbirinize güzel ayak uydurup Göztepe'nin hakkı olan galibiyeti çalmak için herşeyi yaptınız! Sizi "emek hırsızı" ilan ediyorum! 
1) Jahoviç'e adam iki koluyla sarılıyor ve hareket etmesini engelliyor, bunu görmemezlikten geliyorsunuz! 2) Stambuli'nin açık olan koluna top çarpıyor ve topun yönü değişiyor peşin hükümlü olduğunuz için ilkinde olduğu gibi incelemeye bile gerek görmüyorsunuz! 3)İlk yarıda Kerim ceza alanında indiriliyor pas geçiyorsunuz! Bu üç penaltıyı da Göztepe'den nasıl çaldınız?!.

Dahası var; hakem efendi bütün takdir haklarını konuk ekip lehine kullandı. Bununla da yetinmeyip 1-0'lık skoru korumak için 65'ten sonra sırayla sistematik olarak oyunu çirkinleştiren, Göztepe'nin temposunu düşürmek için durduk yerde  kendini yere bırakıp yatan A. Demirspor'lu oyunculara hiçbir uyarıda bulunmadı! 

Maçın adamları Obinna ve Balotelli ile Muriç'ti. Maçın hakemi ise maalesef bu üç oyuncunun bile önüne geçti ve benden sıfırı aldı! 

KÜMEDE KALMA GARANTİSİ İÇİN TRANSFER ŞART 
El Maestro'nun yerinde olsam Jahoviç'i sahada tutardım, katkıda bulunmak istediği için oyundan alınmasına üzüldü, tepkisini böyle yorumlamak gerek. 

Göztepe en azından 1 puan alarak geriden gelip, ikinci yarıda ortaya koyduğu futbolla da taraftarının bir parça da olsa içini ısıttı ve devreyi ümitli kapattı. 

Bu kadro Göztepe'yi kümede tutar mi? Çok zor. İstikrarlı olsalar, belki... Ancak istikrarlı değiller. O yüzden hep yazdığım gibi işi garantiye almak ve tehlikeli bölgeden uzaklaşmak için ara transferde sahada Obinna gibi, Halil gibi üst düzey sorumluluk alıp skora da katkıda bulunacak birkaç  oyuncunun takıma katılması şart. Zaten bunu yönetim de görüyordur ve gereğini yapar. Soner'e alternatif bir isim, içeriye girip skora da katkıda bulunacak Yasin gibi, Serdar gibi bir kanat, delici bir birinci sınıf santrfor ve üçlü defans kurgusunda ileri geri körük gibi gidip gelecek kreatif yönü de olan bir sağbek ile Göztepe her takımı yakar. O zaman kimse Göztepe'ye yan bakamaz. Şimdi takımını yalnız bırakmayan, tribünleri 13-15 bin dolduran taraftar o zaman bilet bulamaz.  Zaten bu transferler gelecek sezon yukarılara gözünü diken bir Göztepe için de gerekli ve o anlamda da işe yarayacak. 

Şanlı Göztepe taraftarının mutlu, umutlu olmaya hakkı var. Hele bu kabus gibi insanların üzerine çöken ekonomik koşullarda...