folkart, orion,

Ertesi Gün Göztepe'ye Bakış!

Dün İ.H. Konyaspor maçı sonrasında maçı ve Göztepe’yi değerlendirdim. Şimdi maçın atmosferinin dışında Göztepe’yi bir kez daha ve bu defa biraz da masaya yatırarak değerlendireceğim.

Göztepe son üç maçta iyiydi. Her şeye karşın dünkü maçta da olanca aksiliğe karşın fena değildi. Deplasmanda Kasımpaşa’yı deviren, lider Trabzonspor’a kök söktüren, yine zor Alanya deplasmanında galibiyeti kaçırdığı için çok üzülen ve beraberliğe sevinemeyen takım dünkü takımdı!

Son Vuruş Sıkıntısı

Hemen en başta altını çizeyim, belli bölümlerde de olsa, tek devre de olsa ne kadar iyi oynarsanız oynayın, gol atıp skor tabelasını değiştiremiyorsanız puan alamıyorsunuz. Hele 12 maçın 11’inde ilk golü kalesinde gören Göztepe’nin hiç alma şansı kalmıyor.

Bakın Trabzonspor maçından sonra ne yazmışım: “Göztepe, Trabzonspor maçının sadece ilk 10 dakikasında net gollük pozisyonlardan yararlanamadı. Yalçın önündeki topa hemen vurmayı düşünse, Ndiaye fanteziyi bıraksa, Laurency uzak köşeyi görse Göztepe öne geçecekti. Demek ki Göztepe’nin gol bölgelerinde sıkıntısı var. Son vuruş kalitesi zayıf. Şut az. El Maestro’nun bu hafta ve sonrasında bu sorunlara özel çalışmalarla çare üretmesi şart.” 

El Maestro, acaba bu yazdıklarımızı okuyor mu? Tercümanı önüne koyuyor mu? Trabzonspor karşısındaki ilk 10 dakika ablukasını Konyaspor karşısında da kurdu Göztepe. Yine birkaç da gollük pozisyon üretti. Jahoviç’in sakatlandığı pozisyonda Laurency topu dışarı atmasa, Soner karşısındaki kale yerine topu minare gibi dikmese iki kez sarı kırmızılılar daha ilk 10 dakikada gol atıp öne geçebilirdi. Kısacası Göztepe evindeki son iki maçta da kopya bir ilk 10 dakika sergiledi ama skor üretemedi!

İşin tuhafı El Maestro da bu durumdan yakınıyor. Peki son vuruş için özel çalışma yaptırıyor mu? Soner üç şut çekiyor dün üçü de minare! Soner’e plase ya da alçaktan vuruş tekniği konusunda ders veriyor mu? Soner’in 3 şut çekmesi güzel, şut golün ilacı hep dediğim gibi, ama çerçeveyi bulan şut gerekiyor. Bir türlü El Maestro’nun gözüne 11 oyuncusu olarak giremeyen Göztepe’nin en pahalısı ve en yararlısı Tijaniç dün Jahoviç’in sakatlanmasıyla katıldı oyuna ve farkını gördük. Dört sert şut çekti. Birisi yan direkte patladı, birisini kaleci ayağıyla zorlukla çeldi, diğer ikisi de tehlike yarattı. Şutör özelliği olan Laurency ise dün şut çıkaramadı, ayağına gelen bir fırsatı golle sonuçlandıramadı. Yine de 8-10 şut iyi ama yeterli değil. Kendi evinde 15’e yaklaşmalı bu sayı. El Maestro, şut çekebilen Tijaniç’e bu takımın 11’inde mutlaka yer açabilmeli. Belki bunu tek santrafora dönerek 3-1-5-1 veya 3-5-1-1 ile yapabilir. Ndiaye ve Jahoviç gibi benzer özellikleri olan iki santrafor lüks kaçıyor ilk 11’de.

Mücadele ve Kazanma Arzusu

Göztepe her şeye karşın dün de iyi mücadele etti. Yaklaşık 15 dakika 9, 65 dakika 10 kişi oynamasına karşın mücadeleyi elden bırakmadı. 10 kişi ile maçta 1-0 geride iken ikinci yarının ilk bölümlerinde üstün oynayarak baskı kurabildi ve beraberlik fırsatları da yakaladı. Ancak defansın bir anlık uyumasıyla gelen ikinci gol ve Kerim’in sakatlanmasıyla birlikte takımın gardı düştü. Rakip kolayca kaleye geldi ve çok şükür ki İrfan Can’ın gardı yerindeydi son bölümlerde o sahneye çıktı ve Göztepe’yi tarihi bir hezimetten, travmadan kurtardı. İkinci golü kalesinde görmeyen Göztepe, beraberlik sayısına ulaşabilirdi.

Göztepe pres ve baskı yapabilen, enerjik bir oyun anlayışıyla hareket edebilen bir takım görüntüsü verirken iyi, ama gol üretemeyince de bu kadar mücadele hayal kırıklığına dönüşebiliyor.

3’lü Defans

El Maestro’nun radikal bir kararla geçen milli arada 3’lü defansa geçeceğinin işaretini Altınordu hazırlık maçında vermesi ve bunu kesintisiz lig maçlarında sürdürmesi meyvesini verdi. Kanımca bunu olanaklar, futbolcu durumu el verdikçe sürdürmeli. Ancak elindeki sağ ve sol beklerin kalitesi buna yeterli değil. O yüzden defans güvenliği konusunda El Maestro’nun daha dikkatli bir çalışma yaptırması şart. Soldaki iki bek hücumda daha iyi defansta zayıf, son maçta iki bekin bölgesindeki açıklardan goller yendi. Örneğin, Berkan rakibinin çok gerisinde kaldı, dönemedi. Tabii bu golde Yalçın ve Kahraman’ın da zincirleme hatası var. Murat da daha çok fizik gücüyle hareket ediyor. Buna mental gelişimini de eklemeli. Göztepe’de en çok iki beke takviye konuşuluyorsa nedeni bunlar. Devre arasında yönetim meseleye eğilecektir diye düşünüyorum.

Aksilikler

Dünkü maçta Jahoviç’in daha 11’de sakatlanması Göztepe’nin hücum gücünü düşürdü. Jahoviç’in sakatlanırken çıkardığı topu Laurency direk dibinde dışarı yerine içeri atabilse maçın gidişatı çok değişebilirdi. Bu ilk aksilikti.

İkinci aksilik hakem Yasin Kol’du! Skoru 1-0’a getirdikten sonra Konyaspor’lu futbolcuların sürekli yatmasına ve ağır hareketlerine göz yumarak Göztepe’nin moralini bozdu, temposunu düşürdü. Gözünün önündeki pozisyonda verdiği golü VAR’ın uyarısıyla iptal etmesi de ilginçti! Ceza alanında rakip oyuncunun el-top teması ise Göztepe lehine penaltıyla değerlendirilmedi.

Üçüncü aksilik Göztepe’nin içinden geldi. 45’e kadar fena da oynamayan ve bu sezonki en iyi maçını çıkarıyor gözüken Yalçın hiç gerekmeyen bir yerde ve zamanda rakibine taban girerek toleransını Göztepe’den esirgeyen bir hakemi dikkate almayarak takımını 10 kişi bıraktı! Oyundan çıkarken dövünmesi bir şeye yaramadı. Bir profesyonel olarak aklını başına alıp bundan sonrası için dersler çıkarması gerekiyor.

Dördüncü bir aksilik daha oldu; kenar yönetimi beşinci değişikliği yapıp yapmadığının tam farkında değildi! Kerim sakatlanınca 79’da 2-3 dakika sakat sakat devam etti ama sonunda çıktı. Göztepe yaklaşık 15 dakika 9 kişi kaldı sahada ve o sürede tarihi fark olabilirdi! Uzatmalarla birlikte daha 23 dakikası olan maçta beşinci değişikliği yapmak çok büyük bir riskti. O riski almak ve tam iyileşmeyen Halil’i de riske etmek yerine sahadaki oyuncuların kurgusuyla beraberliğin aranması daha yerinde olurdu.

Tabii bir aksilik de Obinna’nın sarı kart cezası nedeniyle kadroda olmamasıydı. Bu oyuncu takımın adeta omurgası.

Göztepe Şimdi Ne Yapmalı?

Milli ara Göztepe’ye ilaç gibi gelecek. El Maestro ve oyuncular paniği atlatıp eksikleri için, defans güvenliği ve son vuruş için, şut için çalışmalı. Kasımpaşa ve Alanya maçlarını hatırlayarak özgüven tazeleyecek Göztepe eksiklerini tamamlayıp önümüzdeki bir deplasman ve iki iç saha maçından en az 5-6 puanla ayrılmayı bilmeli. 7 olursa ne iyi. 9 bile düşünülmeli. Kayserispor, en kolay deplasmanlardan birisi. Gaziantep FK ve FB de evdeki maçlar.

Büyük Göztepe taraftarı dünkü maçta olgunluğunu gösterdi. Hakemi ve aksilikleri dikkate aldı. Sabrını ve desteğini sürdürecek taraftar Göztepe’nin önümüzdeki maçları için çok önemli.

Yönetim ise ara transfer için çalışmalarını hızlandırmalı, 3-4 nokta transferle takım takviye edilmeli düşme potasından uzaklaşmak için. 3’lü defans sistemine uygun iki bek, bir orta saha bir de delici forvet ne iyi olur. Panik olacak bir şey yok. Göztepe üç sezon önce kurtulurken çok az maç kala Tamer Tuna gelmişti ve neredeyse bir tek ben kalmıştım inanan Göztepe’nin kümede kalacağına! O Göztepe kümede kaldıysa 26 maçı daha olan Göztepe hayda hayda kalır. İnşallah ara transferlerini de gelecek sezonda da kullanacağı şekilde yapar ve lig sonundaki nokta atışlarla da gelecek sezon artık “ilk 5” hedefini koyar.

Bendeniz Göztepe’ye inanıyorum, siz de inanın. İnanın çocuklar, başınızı eğmeyin, motorları maviliklere süreceğiz.