folkart, orion,

Şerif coştu bir kere...

Pazar günü Göztepe Gürsel Aksel’de Şerif coştu bir kere!.. Yalnız Şerif mi? Atınç, Halil, Obinna da coştu… Soner, Kerim, Baku ve İrfan da ışıldayınca yılın ilk farklı galibiyeti geldi. Diğer isimler de vasatın altına düşmedi. Hep yazdım; sadece Halil ve Obinna’nın sorumluluk alması maç koparmaya yetmez diye… Şekil 1’de görüldüğü gibi ikinci yarının ilk maçında sorumluluk alan futbolcuların sayısı çoğalınca ve diğerleri de onlara ayak uydurunca neler olabiliyor gördük hep beraber.

Sahada Sorumluluk Alan Futbolcuların Sayısı Artınca…

Soner’den iki mükemmel asist geldi ve maç boyunca da oyundan düşmeden iyi top yaptı, hareketliydi. Soner’in Atınç’a uzak direğe frikik ortası, Atınç’ın da iyi yer tutup yine topu uzak direkten ağlara takışı mükemmeldi. Atınç defansın da en iyisi ve sigortasıydı. Bir falso verdi ikinci yarıda, o falsoyu da İrfan Can kapattı. İrfan Can ilk defa kaleyi kapatırken dikkatliydi. Rakip şutları iyi konsantrasyonla bloke etmeyi başardı elinden kaçırmadan. 1-0 iken Fredy’nin kafasını kedi gibi çelmesi maçın kırılma anıydı kanımca. Bir kez boşa çıktı bir kez de çıkıp çıkmamakla hata yaptı. Tereddütlerini giderdiği ve yeri geldiğinde çıkabildiğinde daha iyi kaleci olacak. Baku, bu sezon bir Süper Lig maçında ilk kez 11’de başladı ve maçın hakkını verdi. Mükemmel asistiyle de göz doldurdu. Alman Ümit Milli Takımına girmek kolay değildir, El Maestro’nun ikinci yarıda Baku’dan adeta bir yeni transfer gibi daha çok yararlanmasını bekliyorum. Kerim gittikçe olgunlaşıyor, takıma solbek katıldığında sağbekte daha verimli olacak, bindirmelerde yararlı olacaktır. Obinna ve Halil’e helal olsun diyorum başka bir şey demiyorum. Maçın ilk yarısında etkili olamayan Şerif ise ikinci ayrıda bir açıldı pir açıldı! Penaltıdan sonra Baku ve Soner’in mükemmel asistlerini orta alandan taşıyarak ince hareketlerle adam eksiltip uzun boylu kaleciyi plase ile avlamasına şapka çıkarmak gerek. 6 gole ulaşan Şerif, bu sezon geçen sezonki 9 gollü rekorunu rahat geçer. Göztepe’de güzel bir şey var; Şerif gol attıkça baktım kenardaki Adis de yedek kaldığına üzülmeden tam tersine coşuyor! İşte takım olmak bu! Yeni transferlerin de katılmasıyla Göztepe daha da güçlenecek ve her takımın korkulu rüyası olacaktır. El Maestro takımı iyi çalıştırıyor, eksikleri gidermek için uğraşıyor, bunu maçlardaki enstantanelerde görmek mümkün. Kısacası Göz Göz iyi yolda.

Süren Şu Ucuz Kart Sorunu

Yalnız Göztepe’de ucuz kart sorunu devam ediyor! Hakem önyargılı, bunu hesaba katacaksınız… Göçek’in Dino’ya iki sarı kartı da ağırdı, hele ikincisi çok ağırdı. Büyük olasılıkla vermek zorunda kaldığı penaltıyı dengelemek için Göztepe’yi 10 kişi bıraktı. Maazallah daha yarım saat vardı maçın bitimine uzatmalarla… Bu kararın vebali ağır olabilirdi. Allah’tan Şerif coştu da Göztepe skoru 10 kişi ile 4-0’a getirip Antalyaspor’un fişini çekti! Göçek’in aynı pozisyonda hem Dino’ya hem Angel’e sarı kart göstermesi ilginçti! Bu arada Angel’in sarı karta neden olan hareketi gereksizdi ve daha da ağır bir maliyeti olabilirdi! Muhtemelen Dino’ya gösterdiği haksız kartı dengeleyen eyyamcı Göçek’in eli sarıya gitti!

Göztepe Üzerindeki Baskıya Karşın Soğukkanlıydı

Göztepe’de defansın orta üçlüsü oturdu. Marko da iyileşti ve alternatif de var Kahraman’la birlikte. Skor gelince Ege de forma şansı buldu. Keşke Yusuf’u da alsaydı hoca oyuna beşinci değişiklik olarak son anlarda.

Antalyaspor’un bir hafta içindeki ikinci deplasmanıydı İzmir. BJK ile Katar’da 120 dakikalık zorlu bir kupa maçı oynamışlardı. Yolculuklardan ve zorlu maçtan yorgun düşmüşlerdi. Göztepe ise bir haftalık aradan sonra bir hafta iyi çalışmıştı ve diriydi. Göztepe’de Tijaniç ve Burekoviç covid-19’du, Berkan sakattı. Önceki günlerde Kasımpaşa ve Giresunspor’un galip gelmesi Göztepeli futbolcular üzerindeki baskıyı arttırmıştı. Ancak buna karşın oyun planlarını sahaya bire bir yansıtıp erken de gol bulup devreyi önde kapatınca rahatladılar ve arkası geldi. Şerif, yeni imajıyla yeni bir başlangıç yaptı ve maçın yıldızı oldu attığı gollerle hat-trick yaparak.

Göztepe maçın ilk yarısında Halil’in götürüp çıkardığı toplarla ve Kerim’le etkili oldu. Hakem Hüseyin Göçek, konuk ekibin 15’ten sonraki sistematik sertliğine seyirci kaldı! Göztepe’yi ise üç sarı kartla ikinci yarıya başlattı. Üç sarı kart dinamit gibiydi ve patladı da! İkinci yarı başlarında Halil’in ceza alanında Veysel tarafından çekilerek indirilmesine uzun VAR incelemesinden sonra penaltı kararı geldi ve Şerif hat-trick perdesini açtı. Baku’nun nefis ara pasıyla skoru 3-0’e getiren gol Şerif’ten 60’ta geldi. 67’de Göztepe 10 kişi kalınca El Maestro skoru korumak adına Halil ve Baku’yu 70’te çıkarıp Atakan ve Yalçın’ı oyuna aldı. Ancak Şerif’in üçüncü, Göztepe’nin dördüncü golüyle skoru arttırdı. 78’de Şerif alkışlarla yerini genç Ege’ye bıraktı. 64’te Şerif’e yapılan faule karşın bomboş pozisyonda karşı kaleye sarkan Halil’in pozisyonunu avantaja bırakmayıp faul düdüğü çalan Göçek’e sadece bu nedenle en az 4 hafta dinlenme verilse yeridir!

Eyyamcı Göçek!

Yukarıda satır aralarında maçın hakeminin kulaklarını çınlattım ama bir panorama yapayım: Göcek, dakika 15’ten itibaren konuk ekip oyuncularının sistematik sertliğine göz yumdu. İlk yarıda ceza alanında Soner’in uzattığı topa elle müdahaleye düdük çalmadı. Dino’ya iki sarı kartı da yersizdi. Gözünün önündeki pozisyondan doğan penaltıda 2 dakikaya yakın süren VAR incelemesinin anlamı nedir? Yoksa önceki maçta Göztepe’ye şaşı bakan VAR’daki Karaoğlan’ın olması mı? 64’teki pozisyonu avantaja bırakmayıp faul çalması ise tam bir skandaldı!

Muhteşem Taraftar

Göztepe ilk kez kalesini kapatarak gol yemeden galip gelmeyi başardı. Antalyaspor’a 10 kişiyle de olsa şeref sayısını attırmadı ve haftanın en farklı skorunu elde etti. Maçtan önce 15 taraftarla anket yaptım. 1 yenilgi, 1 beraberlik, 13 galibiyet yanıtı geldi ama galibiyetlerin üçü 2-0, beşi 1-0 beşi 2-1’di. Tribünler de yarı yarıya boştu. Bir dahaki iç saha maçında 19,500’lük statta en az 17-18 bin taraftar olacaktır. Bundan eminim. Hatta stat tamamen dolup bilet bulamayanlar olacağını söylemek de kehanet olmayacaktır! Maçtan bir gün önce yazdığım yazıdaki “taraftar” profilini gördüm Antalyaspor maçında statta. “İşte bu,” dedim, “gerçek taraftar bu!” Göztepe tribünleri her rakip topu aldığında stadı cehenneme çevirdi ıslığıyla, kendi takımını ise müthiş ateşledi. 10 binlik koro yetti de arttı bile! Göztepe taraftarına 10 üzerinden 10 vermek boynumun borcu. 20 binlik koronun neler yapabileceğini düşünün bir de.

Mehter Takımı Gibi Olmasın

Göztepe uzun süre sonra averajla da olsa tehlike hattının üzerine çıktı. Cuma günü Y. Malatyaspor karşısında istim üzerinde kalıp üç puan için sahaya çıkacak. El Maestro bunun hesaplarını yapacak. Defans güvenliğini alıp kontratakla ve duran top organizasyonlarıyla gol arayacak. Takım bir de şut çekerse tadından yenmez! Göz Göz bu maçta 3 puana yakın olan taraf ama yenemese de yenilmemeli, deplasmanda 1 puan da kötü değildir. Yeni transferlerinde takıma katılmasıyla güçlenecek Göztepe, adım adım 11-12. sıraya doğru çıkıp tehlike bölgesinden uzaklaşacaktır. Bunu yapabilecek eşiğe geldi artık. Yeter ki Mehter takımı gibi bir ileri iki geri gitmesin takım, ileri, hep ileri adım atsın. İstikrarı yakalasın.