folkart, orion,

UĞUR DÜNDAR’IN ‘BRÜTÜS’Ü

Demek ki birisinin hiç umurunda değil dostluk, arkadaşlık… Hiç umurunda değil yerinde ve makul olması olmaması ‘yumurtladığının’… Hiç el alem ne der, umurunda değil…

Birisinin ne umurunda ki?... Umuru olanın ağzından çıkanı kulağı duyar… Ne yazdığını on kere ölçer, biçer, tartar… Kantarın topuzunu kaçırmaz…

Uğur Dündar ile aynı gazetede yazıyorsun… Bu gazete “geniş halk muhalefetini” temsil ediyor. Aynı yayınevinden ayrılıp aynı başka yayınevine geçiyorsun… Bu kadar özdeşleşmişsin Uğur Dündar ile… Öncesi de var… Aynı kuruluşlarda gazetecilik-televizyonculuk yapmışsın… Ama özellikle AK Parti’ye karşı muhalefette, basının baskı altında olduğu dönemde dayanışma içinde olduğun, “kanka” pozlarını verdiğin Uğur Dündar’ın “Brütüs”ü olmayı seçtin!...

Sezar’ın hakkı, Sezar’a… Uğur Dündar, kastedilen süreçte kenarda kalmayı içine sindiremedi ve yeni bir televizyona adım attı. Sonra da başka isimlerle birlikte demek ki bazı şeyler hoşuna gitmedi, durumu pek de matah görmedi ki ayrıldı. Durum bundan ibarettir. Bu duruma en yakınındaki birisinin başka bir anlam yüklemesinin anlamı ne? Düşünüyorum, düşünüyorum, bulamıyorum… Belki de anlam, yazıdaki giriş cümlelerimde….

İçinden düşünen, asosyal, içine kapanık tiplere “yere bakar yürek yakar” der halkımız. Bazıları da yüzüne bakar gibi yapıp kuyusunu kazar. Bir bakmışsınız çeker hançeri, vurur, ‘Brütüs’ olur!

Aldırma Uğur Ağabey, aldırma… Senin hatan belki de, etrafındaki potansiyel ‘Brütüs’leri yufka yüreğinle zamanında ayıklayamaman… Hatırlarsın; Brütüs’ün iki yıl kadar önce de bana karşı saçmalamış ve ben de tepki bile vermeye değmeyeceği için sessizce araya mesafe koymuş; durumu sana aktarınca da sen Brütüs’ü koruyarak anlayışla karşılamam konusunda çok güzel telkinlerde bulunmuştun.

Son söz: Altın altındır, teneke de teneke.