folkart, orion,

Erdoğan'ın ''monşer'' çıkışının geldiği nokta

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en saygın, en güvenilir kurumuydu bir yere kadar. Hatta AK Parti iktidarının ilk döneminde ve ikinci döneminde bile -2011’lere kadar- bu özelliğini önemli ölçüde korudu FETÖ sızmaları dışında. Fakat 2011’de başlayan üçüncü döneminden itibaren Erdoğan’ın yeni yöneliminden Dışişleri de nasibini almaya başladı. Öyle ki, 2021 Nisanı itibarıyla bakanlıktaki kariyer diplomatı olmayan AK Partili eski bakan, milletvekili, milletvekili adayı vb. isimlerin sayısı Bakü’ye büyükelçi olarak atanan Çorum eski milletvekili Cahit Bağcı ile 25’i buldu!

XXX

225 yılı geride bırakan ve Atatürk ile birlikte Cumhuriyet döneminde on yıllarca altın yıllarını yaşayan Dışişleri geleneğini Erdoğan hazmedemedi! Cumhuriyet’in erken döneminde ve hatta 1960’lara kadar kariyer dışı diplomatlar yine vardı ama o zaman henüz kariyer diplomatı yetişmiş değildi yeterince. Kariyer diplomatları yetiştikten sonra ise ancak çok istisnai olarak kariyer dışı diplomat ataması yapıldı. Erdoğan atacağı adımları meşru göstermek için uzun süren kariyerlerinde bin bir zorlukla yetişen ve rahle-i tedristen geçen büyükelçileri ‘monşer’ ilan etti! Oysa o ‘monşerler’ yeri geldi Ermeni teröristlerin bomba ve kurşunlarıyla can verdi. Tehlikeli ortamlarda yastığının altındaki silahlarıyla tavşan uykusu uyuyabildiler. Yeri geldi güvenliklerinin garanti olmadığı tehlikeli bölgelerde temaslarda bulundular. Yeri geldi çoluk çocuklarından, aile büyüklerinden uzak kaldılar.  4 yıl yurtdışı, 2 yıl merkezde çalışıp dünyayı dolaştılar. “Büyükelçi” sıfatını alana kadar katiplikten başkonsolosluğa kadar görevler aldılar. Büyükelçi olduktan sonra da Bakanlıkta değişik genel müdürlüklerde, masalarda çalıştılar ve Türkiye’nin değişik dosyalarına vakıf oldular. Önemli başkentlerde görev alana kadar da büyükelçi unvanı alsalar da ülke ülke gezdiler. Yeri geldi iki eş diplomatsa farklı ülkelerde çalıştı. Kariyer diplomatları daha mesleğe adım atmadan iyi okullarda okuyup en az bir yabancı dili okuyup yazacak ve konuşacak kadar çok iyi öğrenmişlerdi.

XXX

Dünyanın en iyi, en saygın Dışişleri Bakanlığı bizimkisiydi ve Erdoğan bu güzide kuruma hiç acımadı! ‘Monşer’ ilan ettikten sonra doldurdu AK Partili isimleri. Öyle ki “bakara-makaracı” Egemen Bağış bile Prag’a büyükelçi yapıldı! Başlıca FETÖ simalarından bir Dişli’nin kardeşi eski vekil diğer Dişli de Hollanda’da Türkiye’yi temsil ediyor! Tamam suçun şahsiliği ilkesi vardır da bir de güven meselesi yok mudur? Ya Viyana’daki Ozan Ceyhun’a ne demeli? Cinayetten aranıp yurtdışına çıkıp ilticacı olan şahıs eski konumundan çark edip Erdoğan’a reverans yapınca büyükelçi olabiliyor! Vah benim Dışişlerim, vah!..

Bakalım başka kimler var eski AK Partili vekillerden: Murat Mercan: Washington Büyükelçisi, Abdülkadir Önen: Pekin Büyükelçisi, Aşkın Asan: Jakarta Büyükelçisi, Merve Kavakçı: Kuala Lumpur Büyükelçisi (eski vekil ve şimdiki vekil Ravza Kavakçı’nın da kardeşi), Ayşe Hilal Sayan Koytak: Kuveyt Büyükelçisi (Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası).

Eski vekillerin dışında başka önemli görevlerde bulunan AK Partililerin yakınları da büyükelçi olarak atanan.

Bir de ateşe ve müşavirler var ki yurtdışı temsilciliklerinde, sayıya vursa sayıya gelmeyecek kadar! Bunların hepsi Euro ya da Dolar ile maaş alıyor.

Peki mesleğe yıllarını veren kariyer diplomatları ne yapıyor? Ya merkezde pasifize ediliyor “merkez valisi” gibi, ya da henüz emeklilikleri gelmeden iklim çarpmasından erken emekli oluyorlar!

XXX

Yasada yaptığı değişiklikle avukatların hakimliğe geçmesine kapı açıp önüne gelen AK Partili ilçe başkanı, ilçe yöneticisi, il başkanı, il yöneticisini adalet çarkının içine alıp adalete ipotek koyan zihniyet, Dışişleri’nin de gözünün yaşına bakmıyor! Türkiye’nin en seçkin kurumu tuzla buz oluyormuş, kimin umurunda?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şunu hatırlatayım; dört eski Dışişleri Bakanınız da şimdi yanınızda olmadığı gibi tam karşınızda! Yakış, Gül, Babacan, Davutoğlu… Bu da kaderin cilvesi olsa gerek!..

Bitirirken, hayatını Türkiye’yi yurtdışında temsil ederken terörist bomba ve kurşunlarıyla kaybeden ‘monşerlerin’ aziz hatıraları önünde saygıyla eğilerek anıyorum.