folkart, orion,
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Teknik Direktör Krizi Futbolun Bozuk Düzeninden Ayrı mı?

Teknik Direktör Krizi Futbolun Bozuk Düzeninden Ayrı mı?

Türkiye’de gizli bir el adeta güzel oyun futbolun, amatöründen profesyonel liglerine ve Süper Lig’e kadar değerini gittikçe düşürüyor. Haliyle Milli Takım da aynı şekilde irtifa kaybediyor. Karadağ’la da kendi evinde berabere kalıyorsan çıplak gerçek ortada. Kulüp takımlarının Avrupa’daki durumu da ortada son yıllarda. Süper Lig ve TFF 1 olmuş ıskarta yabancı cenneti! Milli Takım lejyoner takımına dönmüş!

TFF’NİN KONTROLUNDAKİ BOZUK DÜZEN

Bütün bu tablo futboldaki bozuk düzenin eseridir. Sorunu kişilerde aramayın. Sorun bozuk düzende. Bizatihi TFF’nin kontrol ettiği bozuk düzen! Futbol medyasının ve yayıncı kuruluşun katkıda bulunduğu bozuk düzen! Denetlenmeyen , alınan kararlara ve UEFA denetimine karşın bir türlü rayına giremeyen mali-idari disiplin!

Futboldaki bozuk düzenin bir parçası da kulüplerle teknik direktörlerin ilişkisi. Son yıllarda Süper Lig’de her sezon teknik direktör değişikliği gırla gidiyor. Hatta bazı kulüpler sezonu üçüncü, dördüncü teknik patronla tamamlıyor. Artık Teknik Direktörlük bir kurum. Her teknik direktörün kalabalık bir ekibi var; yardımcısı, kaleci antrenörü, istatistikçisi vb. Teknik patronla beraber ekip de gidiyor, geliyor.

Son olarak teknik direktör krizi yaşayan İzmir’in Göztepe’si iki sezon önce sezonu üç hoca ile tamamlamıştı. Bayram Bektaş, Kemal Özdeş’ten sonra “İkinci Tamer Tuna Dönemi” (Bu arada Tamer Tuna, Göztepe’de Başkan Sepil döneminin en uzun süre çalışan, 50’den çok maça çıkan hocası) gelmişti. Şimdi örneğin yine Göztepe bu sezonun hazırlıklarını, kamp dönemini geçen yılın ilk yarısında İlhan Palut’un yerine gelen Ünal Karaman’la yaptı; lige onunla başladı. Daha ikinci maçta tribünde Tayfun Korkut görüldü! Anlaşıldı ki Ünal Hoca ile yollar ayrılacak ve nitekim ayrıldı. (Bu arada sürpriz ve  ilginç bir gelişme yaşandı, imza aşamasında Korkut ile de sorun çıktı, herhalde yeni bir arayışa girilmiştir). Umarım Göztepe Kemal Özdeş örneğinde olduğu gibi panikle acele bir karar verip sezonu üçüncü hocayla tamamlama adayı olmaz. Başkan Sepil'e önerim serinkanlı ve acele etmeden görüşmeleri yapıp karar vermesi. Gerekirse milli aradan sonra bir hafta da teknik direktörsüz çıkılır maça. Geçen sezon Trabzon deplasmanında altyapı hocasıyla galip gelmemiş miydi Göztepe? 

Daha hafta üç, Süper Lig’de yolların ayrıldığı hoca beş! Dörtte biri değişti hocaların daha üçüncü hafta itibariyle! Bu gidişle, grafik eğrisiyle ligin sonuna kadar yerinde kalacak isimler dördü beşi geçmeyecek gözüküyor. 7-8. haftadan sonra futbol yazarları, televizyon yorumcuları teknik direktör toto oynamaya başlarlar!

BİR BARAJ KONULMALI, KULÜPLERE DE KURAL GELMELİ

Peki Türk futbolundaki bozuk düzenin bir parçası olan teknik direktör enflasyonunun önüne nasıl geçilecek? TFF’nin bu konuda bir çalışması var mı? Yıllardır kangrenleşen bu soruna bu kadar da Fransız mı kalınır? Bir hoca, aynı sezonda iki takım çalıştırabiliyor da kulüplere de bir kural gelemez mi? O zaman kulüpler de hesabını kitabını ona göre yapıp ince eleyip sık dokusa fena mı olur? Kural gelirse, kulüp ve teknik direktör adayı karşılıklı görüşme sırasında beklentilerini, sportif başarı hedeflerini, transfer politikasını, hangi futbolcularla çalışmak istediklerini vb. açıklıkla ortaya koyarlar. Bu da istikrar getirir. Bakın bir Hüseyin Eroğlu-Altınordu ya da Hüseyin Eroğlu-Mehmet Seyit Özkan ilişkisine… Mercek altına alın, inceleyin. Kırklarelispor’a bakın, orada ne oluyor?

Belki şöyle bir barajla başlanabilir; kulüpler de bir sezonda en fazla iki hocayla çalışabilir; aynı zamanda değişimin sadece devre arasında yapılabileceği kuralı konulabilir… Nasıl futbolcuların transfer dönemi var, hocaların da sezon öncesi ve sezon ortası olabilir… Yoksa hakikaten de bu işin suyu iyice çıkıyor artık.  Futbolcu transfer döneminde yer değiştirebiliyor ama daha asli unsur olan teknik direktör her ana değişebiliyor! Sonuca endeksli ve birkaç maç kötü giden seyirde ipler çabucak kopabiliyor.

Şimdi diyeceksiniz ki bir sezona iki yıldır isim koyamayan, VAR’da aktif hakemler dışında aktif hakemlikten henüz ayrılmış isimleri çalıştıramayan ve hakemleri o stattan bu VAR odasına koşturan,  Milli Takımı batıran TFF mi çözecek teknik direktör krizini, enflasyonunu?

Yanıt, sorunun zaten içinde… Üzgünüm, Türk futboluna acıyorum. Güzel oyun futbola acıyorum.