Kılıçdaroğlu’nun Kafasında Cumhurbaşkanlığı İçin Kim Var?
Altı ilde ve iki yüze yakın noktada çıkan ülke tarihimizin en kapsamlı orman yangınları büyük ölçüde kontrol altına alınmasına karşın hala sürerken orman yangınlarına ilişkin “önleyici faaliyet” zafiyeti kabak gibi ortaya çıktı. Önleyici faaliyet dersini çalışmanın yanında çok noktadaki ve geniş bir alana yayılan kapsamlı bir yangına nasıl müdahale edileceğine ilişkin bir laboratuvar olarak yararlanılsa bari bu felaketten. Önleyici faaliyeti de yangın çıktığındaki teknik ve metodik yaklaşımları uzmanlar dile getiriyor. Umarım merkezi hükümet de yerel yönetimler de bunlardan yararlanıp ona göre hareket ederler.
×××
Orman yangınlarından önce var mı yok mu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı çatı adayının kim olacağı ya da partilerin ayrı adaylarla mı seçime katılacağı tartışmalarıydı… Tabii bununla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı aday adayı olarak adının geçmesi de söz konusu oldu.
İNCE BİR STRATEJİ
CHP’nin Kılıçdaroğlu liderliğinde bu konuda “ince bir strateji” izlediği aşikar. Tabii anlayana… Her şeyden önce iktidar cenahının ve sözcüsü olan çevrelerin Kılıçdaroğlu’na “sıkıyorsa çık bakalım” yollu, onu zayıf ve kendine güvenmeyen bir profilde göstermeye yönelik çabalarını boşa çıkarmaya çalışan ve bunda oldukça başarılı da olan bir CHP söz konusu. Nitekim Kılıçdaroğlu temkinli ve uygun ifadelerle birkaç kez “Ben de varım” dedi. Ancak “Ben de varım” derken bir hususun altını kalın çizgilerle çizmeyi ihmal etmedi; “Millet İttifakı isterse aday olurum”.
İşte meselenin püf noktası tam da burası; demek ki; 1)Millet İttifakı cumhurbaşkanlığı seçimine “çatı adayı” ile girecek, 2)İYİ Parti, çatı adayı olarak Meral Akşener’de ısrar ederse masada bir de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu seçeneği olduğu için bir yere kadar ısrar edebilecek.
Yani, Kılıçdaroğlu’nun yeni stratejisinin bir ayağı Akşener’i dengelemek. Peki ikinci ayağı? Örneğin İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a da demiş oluyor ki Kılıçdaroğlu, “En ideal şekilde belediye başkanlığı yapın ve yaptığınız işlerle konuşulun; Cumhurbaşkanlığı seçimi için Millet İttifakı size gereksinim duyarsa yıpranmamış ve güzel işler yapmış bir profil olarak seçenek haline gelin”.
SELVİ’NİN CİNLİĞİ
Bu arada geçenlerde Odatv’deki Suat Çağlayan’ın “Kılıçdaroğlu’nun kafasında cumhurbaşkanlığı için Yılmaz Büyükerşen var” dediği yazısı nafile bir yaklaşım. Öyle bir şeyin olmadığından adım kadar eminim. Bu gibi yaklaşımlara şimdiki gençlik "boş yapma" diyor.
Fakat geçen hafta hükümetin yarı-resmi kalemi Selvi de Hürriyet’teki köşesinde (29 Temmuz 2021) güya kulis bilgisi olarak Kılıçdaroğlu’nun kafasındaki “A Planının” Millet İttifakı’nın da benimseyeceği siyaset üstü bir isim olduğunu ortaya attı. İki isim varmış güya Kılıçdaroğlu’nun kafasında ve bunlardan birisi geçmişte AK Parti’de önemli görevler üstlenmiş. Gül ve Babacan değilmiş. İsim vermese de kastettiği AK Parti’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış. Selvi’nin ki de nafile bir yaklaşım. Daha doğrusu kulis bilgisi adı altında muhalefette gerilim oluşturmak! Yani “saf gazeteci” kulisinden bahsetmek olanaksız!
TÜRKİYE’NİN BİR 5 YIL DAHA KAYBETME LÜKSÜ YOK
Ne var ki Kılıçdaroğlu’nun kafasındakini bilmiyorum ama çıkarsama yaparak tahmin etmek zor değil. Şimdiden bir alan düzenlemesi yaparak, oyun planı kurarak olası aday adaylarını yıpratmamak ve seçim sath-ı mailine bu şekilde girmek. Seçim sath-ı mailine girildiğinde ise Kılıçdaroğlu Millet İttifakı partilerinin (genişleyebilir) liderleriyle masaya oturup bir komplike anket masası kurar. RTE ile yarışıp ilk turda kazanma şansı olan, iddialı isimleri seçmene sordurur. Seçmene sorulacak isimler arasında Kılıçdaroğlu da Akşener de olabilir. Birkaç farklı anket kuruluşuna gerçek sonuçları verecek sağlamalı anketler yaptırarak kamuoyunun nabzını ölçer. Aklı ve mantık bu işi partilerden birer temsilciden oluşan bir komitenin yapmasını gerektiriyor. Bir önemli not: Seçmene isim sorarken ilk turda ve ikinci turda ne yapabileceğini sormak şart. Sonuçta amaç kazanacak ismi belirlemek kılı kırk yararak. Çünkü bu kez muhalefet ya kazanmalı ya kazanmalı. Türkiye’nin AK Parti ile, Cumhur İttifakı ile, tek adam ile bir 5 yıl daha kaybetme lüksü yok.
MUHALEFETE YÜKSEK PROFİLLİ BİR ADAY ŞART
Millet İttifakı düşük yoğunluklu ve partiler üstü bir adayla kazanamaz. Yüksek profilli, parti mensubu olmakla birlikte ödünç oy toplama kabiliyeti ve güvenilirliği olan, geniş bir şemsiye açabilen kapsayıcı bir isimle kazanabilir. Şu da unutulmamalı; seçmenin karpuz gibi ikiye yarıldığı bir süreçte gidilecek seçimde muhalefet çok açık farkla kazanamayacak, dolayısıyla vaat ettiği parlamenter sisteme ancak yeni muhalefetle, yani şimdiki iktidarla uzlaşarak geçebilecek. Bu nedenle de Millet İttifakı adayının tarif ettiğim profile sahip olması şart. Benden söylemesi.
