Siyasi İletişim Harikası (mı?)
İktidarın başı Cumhurbaşkanı Erdoğan sel bölgesi Doğu Karadeniz'den sonra yangın afetiyle sarsılan turizmin başkenti güneyde de yurttaşlara çay fırlattı!
Hadi olağan gezilerde 40 yıl hatırı olan kahve yerine çay dağıt, bir ölçüde de olsa anlarım. Ancak afet bölgelerinde can kaybı varken, evler, ocaklar sönmüşken bu çay fırlatıp atmak da neyin nesi?
Ormanların bitişiğindeki yerleşim yerleri yanmışken, Manavgat'ta 10 mahalle haritadan silinmişken; 10 küsür ilde 40 küsür orman yangını ile mücadele edilirken; memleketin ciğeri yanmışken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurttaşlara çay ikramı bir siyasi iletişim unsuru olabilir mi diye de düşünmeden edemedim!
Siyasi iletişimle ilgili birisi olarak hakikaten meseleye o gözle de baktım!
Fakat sonuçta şuna karar verdim: Ya Beştepe'deki danışmanlar beş para etmez çapsızlık abideleri ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan onlara kulak vermeyip bildiğini okuyor!
Yoksa bu kadar da kör gözüm parmağına olmaz!
Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan danışmanlarının önerilerine kulak vermeyip dikine gidiyorsa siyasi olarak beyin ölümü gerçekleşmiş demektir.
Yok afet bölgelerindeki çay fırlatma işi danışmanların fikriyse, Erdoğan’ın siyasi iletişimle ilgili danışman ekibini külliyen terhis etmesi gerekir!
Bir siyasi iletişimci olarak baktığımda manzarayı böyle görüyorum ve hayret ediyorum.
