Lozan Barış Antlaşması’nın Arkasındaki İrade
Kent tarihi ve kültürüne ışık tutan İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olarak kabul edilen Lozan Barış Antlaşması’nın 98’inci yıldönümünü yarın (28 Temmuz, Çarşamba) bir söyleşi ve sergi ile kutlayacak.
“Tam Bağımsızlık ve Lozan” adlı sergide, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan ve hala yürürlükte olan tek barış antlaşması olma özelliğine sahip Lozan Barış Antlaşması’nın tarihsel sürecine ışık tutuluyor. APİKAM’ın bahçesinde 17.30’da açılacak sergiye bütün İzmirliler davetli.
Küresel salgın kısıtlamaları nedeniyle bir süredir yapılamayan “Kent Söyleşileri” de sergi açılışının ardından yine açık havada, 18.00’de tarihçi ve yazar Sinan Meydan’ın “Tam Bağımsızlık ve Lozan” başlıklı konferansı ile başlayacak.
Yarın bendeniz de orada olacağım, sergiyi gezeceğim ve konferansı dinleyeceğim.
XXX
.jpg)
Bir siyaset bilimci olarak Lozan her zaman ilgi alanımda olmuştur. Türk diplomasi tarihinin önemli bir kilometre taşı olan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözü Kurtuluş Savaşı’nın ardından gelen ve Cumhuriyet’e kapıyı açan bir tescil belgesidir. Nitekim, 24 Temmuz’da İsmet Paşa’nın (İnönü) imzaladığı Lozan Barış Antlaşması’ndan yaklaşık üç ay sonra da Gazi Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya ilan etmiştir.
“Lozan Zafer mi Hezimet mi” diyen “Fesli”ye ve ona kol kanat geren “İhvansever”lere karşı çok şükür Lozan’ın önemini bilen, Cumhuriyet’in kıymetini idrak eden büyük çoğunluk var. O büyük çoğunluk, Lozan Barış Antlaşması'nın arkasındaki iradeyi iyi biliyor; Mustafa Kemal'i, Müdafaa-i Hukuk'u, Kuvayi Milliye'yi iyi biliyor ve o tarihe sıkı sıkıya bağlı.
XXX
MHP Genel Başkanı Dr. Bahçeli de Lozan’ın yıldönümünde geçen gün Lozan’a sahip çıkan bir mesaj verdi. İyi yapmış, güzel… Yapılması gerekeni yapmış. Ancak iyi yapmış da destek verdiği iktidarın büyük ortağının Lozan’ı ‘hezimet’ gören zihniyete prim veren tutumu hakkında ne düşünüyor, doğrusu merak ediyorum. Sadece bendeniz değil, Lozan’ın ve Cumhuriyet’in kıymetini bilen herkes merak ediyor.
XXX
.jpg)
APİKAM’da gelecek yıl Lozan’la ilgili bir etkinlik yapılacak olursa -ki, yapılmalı- Doç. Sevtap Demirci’nin bir konferans vermesini önererek noktalayayım. İngiliz belgelerini inceleyerek Lozan’a bakan ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Şişli Siyasal Bilgiler’den değerli arkadaşım Doç. Demirci’nin “Belgelerle Lozan: Taktik-Stratejik-Diplomatik Mücadele 1922-1923” kitabını da konuyla ilgilenenlere hatırlatmak isterim. Bu kitap milli mücadele ve devrim tarihi kitaplığının olmazsa olmazlarındandır.
