KILIÇDAROĞLU’NUN İZMİR’DEKİ 24 SAATİNİN ŞİFRELERİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İzmir’de Cuma günü 4 açılış yaptı. Sabah erken Ödemiş’teki katı atık tesisi açılışının ardından Bornova’daki Havuz İzmir, Sasalı’daki tarım açılışları ve Gaziemir’deki ESHOT 364 yeni otobüsün hizmete girmesi töreni gölgede 38 derecedeki sıcaklığa karşın -kendi ifadesiyle- Kılıçdaroğlu’nu yormadı. Çünkü Kılıçdaroğlu’na bu iktidarı değiştirmeden yorulmak yok!
Peki Kılıçdaroğlu’nu İzmir’e getiren sadece açılışlar mıydı? Kuşkusuz CHP’li belediyelerin, özellikle de büyükşehir belediyelerinin yaptıklarını halka göstermek, görünür kılmak adına açılışlar, hizmete alım törenleri önemli. Kılıçdaroğlu’nun 24 saatlik İzmir ziyaretini bu bağlamda da görmek gerekir. Ancak ziyaretin başka bağlamları da var.
Yakından Tanıdığım Kılıçdaroğlu
Kılıçdaroğlu’nu İzmir örgütünde olsun, yerel yönetim çevrelerinde olsun en iyi ve yakından tanıyanlardan birisi olduğumu söylersem abartı olmaz. Onu daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı iken kampanyada yakından tanıdım, destek oldum. Yeri geldi onun birkaç bin kişilik bir toplantının ev sahibi oldum. 2009 yerel seçimlerinden hemen sonraydı. Aramızda geçen bir sohbeti ilk defa burada paylaşıyorum: Kendisine dönük bir teveccühü gözlemlediğimi söylediğimde ve yazılmamak kaydıyla görüşünü almak istediğimde aynen şu tepkiyi vermişti: “Bu adam (Baykal) beni milletvekili, grup başkan vekili yaptı… Ona karşı bir harekete girmek benim tabiatımda yok, olmaz…”
Fakat şartlar 2010’da Baykal’ın istifasını ve Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kurultayda genel başkanlığını beraberinde getirdi. O da E. Büyükelçi Osman Korutürk’ü partiye davet ederek genel başkan yardımcısı olarak görevlendirdi. Korutürk de beni danışman olarak atayınca yeni dönemdeki genel merkezde parti yönetimi ile, genel başkan Kılıçdaroğlu ile yakın sayılabilecek bir mesaim oldu. Yeri geldi üst düzey beyin fırtınalarında, yeri geldi MYK salonundaki bazı çalışma toplantılarına da katıldım. Birçok uluslararası toplantının hazırlık komitesinde ve sonrasında cereyanında bulundum.
İzmir Marina’da Soyer’in Verdiği Yemek
Gelelim şimdi 24 saatlik ziyaretin diğer bağlamlarına… Önce şunu belirteyim. Basına belirtilen programda Kılıçdaroğlu’nun İzmir’e gelişine yer verilmedi. Oysa Kılıçdaroğlu İzmir’e perşembe akşamı geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, perşembe akşamı İzmir Marina’daki Nefes Restoran’da eşi Neptün Soyer’le birlikte genel başkan onuruna bir yemek verdi. Yemekte Kılıçdaroğlu ve Soyer'in dışında sadece genel başkan yardımcıları Seyit Torun ve Ali Öztunç ile PM’nin İzmir kanadından Ednan Arslan, Rıfat Nalbantoğlu, Devrim Barış Çelik ile il başkanı Deniz Yücel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu yer aldı. Bu yemekteki katılım profilini Kılıçdaroğlu’nun çizdiğini söyleyebiliriz ve mutlaka bir anlamı var. O da şu: Kılıçdaroğlu, PM kanadına da, il örgütüne de “İzmir Büyükşehir ile dayanışmayı ihmal etmeyin” dedi. Başka ne dedi? “İzmir Büyükşehir’in yaptıklarını halka anlatın.” 11 Büyükşehir üzerinden bir “iktidar stratejisi” çizen Kılıçdaroğlu, İzmir’de “kakafoni” istemiyor. Uyumsuzluk istemiyor. Tam tersine örgüt ve yerel yönetimler arasındaki dayanışmanın üst düzeye çıkmasını istiyor. Bir şey daha var istediği; “Herkes kendi işine baksın”. Örgütün işi, örgütün gerektirdiği çalışmaları yapmak ve yerel yönetimlere destek olmak, CHP’li yerel yönetimlerin yaptıklarını her türlü mecrada halka anlatmak. Belediye kanadı da, örgüt kanadı da Kılıçdaroğlu’nun “denge ve uyum-birlikte çalışma” mesajını umarım almıştır. Tabii bunu zaman içinde göreceğiz.
İzmir Kılıçdaroğlu’nun Dikkat Merkezinde
Sokaktaki insan “Neden Kılıçdaroğlu sık sık İzmir’e geliyor?” diye soruyor bana… Onca işi arasında gelmesinin nedeni İzmir’e “ayar” vermek biraz da. Urla ve Menemen’deki gelişmeler, Torbalı’daki seçimde yine belediye meclis üyesi firesi ve başka söylentiler ister istemez Kılıçdaroğlu’nu İzmir’e karşı duyarlı olmaya itiyor. Kimse sanmasın ki, Kılıçdaroğlu işi gücü bırakıp şimdiden kimlerin büyükşehir ya da falanca ilçe belediye başkan adaylığı için uğraştığını bilmiyor!.. Bu doğrultudaki bazı kümeleşmeleri izlemiyor!.. Ayrıca, Kılıçdaroğlu bir İzmir Milletvekili.
Tunç Soyer’i Oldukça Onore Etti
Kılıçdaroğlu’nun İzmir programında sadece Havuz İzmir ve Fuar İzmir ayaklarına katıldım. Diğerlerini de canlı yayınlarda izledim. Genel başkan, Tunç Soyer’i bütün konuşmalarında alkışlattı, övücü sözlerle çalışmalarını, kente kattığı değerleri vurguladı. “Bakanların yapamadığını yapan belediye başkanı” olarak vurguladı. Bu ayrıntı oldukça dikkat çekti ve kuşkusuz “ayar” bağlamındaydı. Başka bir iki ayrıntı daha vardı ziyaret programında; Kılıçdaroğlu ilçe belediye başkanlarından gelen açılış vb. talepleri dikkate almadı ve ziyareti özellikle sadece Büyükşehir ile sınırlı tuttu. Metropollerdeki programlarda da sahneye de sadece Soyer’i çıkardı.
Siyaseti okumak çok önemli. Mesajları almak çok önemli. Çırak çıkmadan ilerlemek çok önemli. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 24 saatte usta işi mesajlarıyla hem açılış ve hizmete alma törenlerini yaptı hem de oturaklı mesajlarıyla örgüte ve yerel yönetimlere ayar verdi.
Son söz: “Anlamayana davul zurna az, anlayana sivrisinek saz”.
