ŞİİRE YÜZ VERMEK GEREK
İdil İve, “Unut Bendeki Seni” adlı ilk şiir kitabından üç yıl sonra bu kez ikinci şiir kitabı “Ruhum Alacaklı” ile okurunun, şiirseverlerin karşısında.
İdil İve’yi her şeyden önce, bu kadar şiire yüz verilmeyen bir dünyada şiire yüz verdiği için kutlamak geliyor içimden.
Şiir, inceliktir. Şiir, dantela gibi örmektir sözcükleri. Şiir, bir sestir, soluktur, nefestir. Şiir, yaşamın tam da kendisidir. Bazen kuşun kanadında, bazen dalganın köpüğünde, bazen bir gülüşte, harededir. Bazen de nasırlı bir elde, bir minede, beyaz ipek gibi yağan kardadır.
Eskiden, şiirin şiir, edebiyatın edebiyat olduğu zamanlarda Aziz Nesin bir gün benim de olduğum bir ortamda demişti ki; “Türkiye’de her iki kişiden üçü şair!”.
O zamanlar iyi edebiyat piyasaya, şiir hızla tüketilen sosyal medyaya teslim olmamıştı henüz. Şimdi bırakın iki kişiden üçünü, iki bin kişiden üçü şair olsa memleketin gam yemeyeceğim! Vaziyet bu.

Ancak, olsun… İyi ki şiir var ve İdil İve’ler var şiiri hayatımızdan silip götürme atmosferinde. Geçenlerde çıkıp “Ve” gelmişti Melih Ziya’dan. “Ne Moda ne şiirler” naziresini yapmıştım onun için.
Şimdi de çıkıp ikinci kitabi geldi İdil İve’nin beni mutlu eden. Yaşamın sırrına, aşka, kırgınlıklara, yorgunluklara, iç yolculuklara dair dizeler… “Ruhum Alacaklı” derken, yeterince ip ucu veriyor zaten.
İzmir’de doğan ve üniversiteye kadar eğitimini İzmir’de sürdüren İve, sonra İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi’nde Reklamcılık okumuş. Kısa süren İstanbul’daki iş yaşamından sonra kentine dönerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2003’te organizasyon sorumlusu olarak çalışmaya başlamış. Halen de Büyükşehir’de Protokol Şube’de çalışıyor.
İzmir’deki iki yarışmada şiirleriyle birinciliği ve ikinciliği olan İve’nin bir yaşam biçimi olmuş şiir. Memlekette genelde erkekler şiir yazar. Kadın şair çok azdır. İşte o “az”dan biri de ikinci kitabıyla karşımızda olan ve şiirden vazgeçmeyeceğini ortaya koyan İdil İve.

Kendisiyle barışık, ne zaman görsem en kaotik gibi ortamlarda bile sakin İve’den duygu ve düşüncelerini yansıtan şiirlerinin devamını bekleyeceğim. Tavsiyem, iç sesini, kendi şiir dilini bulmak için daha çok çalışması. Çokça şiir okuması. Geleceğe kalacak şiirler için kararlılıkla yürümesi… İve’nin 36 yeni şiirine yer verdiği ikinci şiir kitabını “İzmir’de Aşk”ı aklımızda tutup başka bir şiirle selamlayalım:
Mutluyken Öğrenilmez Hayat
Mutluyken öğrenilmez hayat
Öyle eller havada, cepte parayla, sağlıkla yatağında uyurken
Öğrenilmez.
Önce, yürümeyi öğreneceksin
Sonra konuşmayı
Konuşabiliyorken, susmayı
İçin ağlarken, gülmeyi
Giderken, saygıyı öğreneceksin
Mutluyken öğrenilmez hayat
Düşeceksin olduğun yerden
Sonra yeniden kalkıp, sarılacaksın
Kırılıp, kırılıp onaracaksın kendini
Sorgulayacak, savunacaksın yaşadığın hayatı
Sevecek, sevilmeyeceksin
Terk edilip, geri dönülmeyeceksin
Del gibi aşık olup, kavuşamayacaksın
Öyle mutluyken, öğrenilmez hayat
Denize düşüp yılana sarılacaksın
Zehirleyecek seni içtiğin sigara
Hasta olacaksın
İyileştiğinde, şükredeceksin
Öyle mutluyken, öğrenilmez hayat…
(İVE İdil, Ruhum Alacaklı, ETKİ, Mayıs 2021)
