CHP’Lİ POLAT’IN CESUR DEĞERLENDİRMESİ ÜZERİNE
Memleket Partisi ile ilgili görüş ve değerlendirmemi henüz partileşmeden önce yapmıştım. Dikkatli okurlarımın gözünden kaçmamıştır. Yazının konusu “Memleket Partisi” değil. Ancak yazıya bu şekilde girmek hani derler ya, “farz oldu”.
XXX
Güne CHP İzmir Milletvekili ve YDK Üyesi Mahir Polat’ın bir yayın kuruluşunda sarf ettiği ve o kuruluşun internet gazetesinde haberleştirilen sözlerini okuyarak başladım. Polat’ı CHP’nin yetkili bir ismi olarak Memleket Partisi MYK Üyesi Asuman Ali Güven’le ilgili sarf ettiği özgüven ifadesi de olan sözlerinden dolayı hakikaten kutluyorum. Polat, Güven’le ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapmış:
“Bende kıymeti çok büyüktür. Asuman Ali Güven gitmeseydi, mutlu olurdum. Naif bir adam, CHP Gençlik Kollarından gelen, egosu olmayan biri. Diğerleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama Asuman Başkan için üzüldüm.”
Polat’ın sözlerinin altına imzamı atarım. Asuman Başkan benim de “Keşke CHP’den ayrılmasaydı” dediğim isimlerden biri, hatta en başta gelenidir. En az 45 yıl CHP’nin yeri gelmiş neferliğini, yeri gelmiş CHP Gençlik Kolları MYK Üyeliğini, yeri gelmiş Ankara Belediye Başkan Danışmanlığını, yeri gelmiş ilçe ve il başkanlığını yapmış; siyasetten almamış yeri geldiğinde hep vermiş şaibesiz bir isim. Aynı zamanda entelektüel, siyaseti içselleştirmiş, derinliğine yaşayan bir isimden söz ediyoruz.
XXX
Güven’in adını İzmir’e tam anlamıyla yerleşmeden, yazları gelip gittiğim dönemlerde basından bilirdim. Onunla tanışmam il başkanı olduktan sonradır. CHP’de üst katların tozunu yutmuş, önemli bir ismin danışmanlığını yapmış ve kitapları, yazıları, TV programlarıyla duyduğu bir isim olarak sıklıkla il başkanlığına davet edip görüşlerimi, değerlendirmelerimi almayı bilen birisidir. Anayasa referandumu döneminde Merkez Demokrasi Evi yöneticiliği yaparken daha da yakından tanıdım kendisini. Kolektif çalışma ruhu taşıyan, etrafından ve ekibinden akıl almayı bilen bir kişilik olarak bende iz bırakan bir karakter oldu. Referandumda İzmir’de alınan yüzde 68,8 hayır oyunda önemli katkıları vardır. O zaman İzmir’e “Hayır’ın Başkenti” sıfatını yakıştırmıştım ve yazılarımda da bu sıfatı çok kullanmıştım.
XXX
Aradaki gelişmeleri, Cumhurbaşkanlığı seçimini, parti içindeki kırılmayı vb. geçiyorum. Konumuz onlar da değil.
XXX
Bugünkü verili koşullara baktığımızda her şeye karşın iktidar erozyona uğruyor, CHP’nin lokomotif olduğu Millet İktidarı ile arasındaki makas her geçen gün aleyhine açılıyor. Bu koşullarda sağduyunun galebe çalması önemli. O yüzden Mahir Polat’ın cesur değerlendirmesini önemsedim ve katıldığımı ifade ettim. CHP’nin iktidar yolunda kimseyi, hele az bulunabilecek değerlerini kaybetme lüksü yoktur. Umarım başka “keşke”lerimiz olmaz.