Yazık oldu Diabate'nin güzel golüne
Dün BJK evinde Ankaragücü karşısında sahadan 1 puanla ayrılınca GS için bu akşamki maçın önemi iki üç kat daha artmıştı.
Hafta içi GS Başkanı Mustafa Cengiz hakemler ve VAR odası hakkında ileri geri konuşunca da Göztepe Başkanı Mehmet Sepil bir açıklama yapmış ve maçın tansiyonu daha maç öncesinde yükselmişti.
XXX
Göztepe için bir handikap daha vardı; Marko sakattı, maç haftası Titi sözleşmesini tek taraflı feshederek takımdan ayrılmış, Alpaslan da pozitif çıkınca stoper sorunu başgöstermişti. Nitekim Ünal Hoca, solbek Berkan’ı sol stopere, sol stoper Atınç’ı sağ stoperde başlattı ve solbekte de Brekoviç’i oynattı.
GS de pozitif Mustafa ve sakat Falcao’suz çıkarken sahaya, Onyekuru’yu da kulübede başlattı. Onyekuru gibi bir silahı kenarda bırakıp Kerem’le maça başlayan Terim, belki de bilmeden sahneyi Kerem’e bırakmıştı. Çünkü sezon başında Erzincanspor’dan gelen 22 yaşındaki bu genç oyuncu hat-trick yaptı ve takımına skoru getirdi. Ki, GS’de en son hat-trick yapan yerli oyuncu sarı kırmızılı forma ile 4 sezonda 2 şampiyonluk yaşayan Yasin’di.
XXX
Ünal Hoca 46’da 2-1’den sonra Ndiaye-Esiti değişikliğini yaparken acaba tek forvetle başlasa da Zulj veya Esiti’yi 11’de değerlendirse miydi diye düşündüm. Çünkü orta alan zayıf kaldı. İlk yarıda Göztepe’nin gol dışında hemen hiçbir kayda değer etkinliği yoktu, üstelik GS ikinci rahatça bölgeyi tren gibi kullandı.
“Gol” deyince, daha 9’da gelen Diabate’nin golüne bir şapka çıkaralım. Brekoviç’in soldan enfes ortasına Diabate öyle bir jeneriklik yarım röveşata çaktı ki Muslera’nın yapabileceği bir şey yoktu.
İkinci yarıda daha organize olan Göztepe gol arasa da üçüncü gol penaltıdan yine GS adına geldi. Günün yıldızı Kerem, sanırsınız ki Süper Lig’de 20’nc penaltısını attı; İrfan Can ve topu ayrı köşelere gönderdi. Bu yarıda Göztepe adına aklımda kalan Zulj ve Diabate’nin gollük iki şutunun az farkla yandan dışarı çıkması yanında Kaptan Halil’in soldan güzel ortasına elverişli durumda kafayı düzgün vuramayan Zulj’un topu inanılmaz şekilde yandan dışarı göndermesiydi. Yalnız bu pozisyondan sonra Kaptan Halil’in dövünmesi şık olmadı. Bir ağabey tavsiyesi; zaten arkadaşın golü yapamamış, üstüne üstlük bir sen ne yapmak istiyorsun? Bu pozisyonları antrenmanlarda ve toplantı odasında konuşacaksın bir daha yaşanmaması adına.
Kısacası bu akşam Diabate’nin golüne yazık oldu. Puanlar veya puanla ayrılsaydı Göz Göz sahadan, gol daha da anlamlı olacaktı.
Hakem Aydınus’a not düşmeyeceğim. Kırmızı kartı VAR’dan döndüren FİFA kokartlı da olsa bir hakeme ne diyeyim?
XXX
Şimdi bu akşamki sonuçla GS 65 puana yükselip 2. FB ile puan farkını bire, lider BJK ile de altıya düşürdü. Üç puanlık ligde 3-4 haftada bile neler değişmez.
Göztepe’ye tavsiyem ise aynı; yukarı, hep yukarı bakacak ve gidebildiği en iyi yerde ligi bitirecek. Evinde GS’ye kaybetti diye havlu atmayacak. Sahaya yüzde 50 civarında yerli futbolcu ortalamasıyla çıkıp oynayan Göztepe, İzmir’in tek temsilcisi olduğunu, büyük bir camiaya ve görkemli bir maziye karşı sorumlu olduğunu unutmayacak. Ünal Hoca, bunu futbolculara anlatacaktır.
